YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17658
KARAR NO : 2015/16853
KARAR TARİHİ : 19.11.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan 7.224,64 TL alacağın sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan …’in … olarak görev yapmakta iken mecburi hizmet süresini tamamlamadan 17.03.2005 tarihinde ilişiğinin kesilmesi nedeniyle faiz hariç 1.576,78 TL borçlu bulunan …’in asıl alacak ile 5.649,86 TL öğrenim döneminden kaynaklanan faiz tutarı olmak üzere 7.224,64 TL.nin 24.07.1995 tarihli yüklenme senedinde müşterek borçlu ve kefil olarak imzası bulunan …!le birlikte tahsil edilerek ilişik kesme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiş, mahkemece, alınan bilirkişi raporunda dava tarihinde yürürlükte bulunan “6000 sayılı … Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu iele Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile yargılama sırasında yürürlüğe giren “6318 sayılı Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 47. maddesiyle 926 sayılı … Kanunu’nun 112. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik” uyarınca davacının alacaklı olduğu miktar belirlenmiş, mahkemece bu rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davalının borçlu olduğu miktar, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren kanun değişikliği hükümlerine göre belirlenmiş olduğundan; taraflar yararına hükmedilecek vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin, dava tarihindeki haklılık miktarlarına göre tespiti gerekir. Bu sebeple; mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6318 sayılı Kanun değişikliği yürürlüğe girmemiş olsaydı davaya konu miktarın red ve kabul edilecek miktarları bilirkişiye hesap ettirilip bu miktarlar üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren taraflar yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.