YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14432
KARAR NO : 2014/13366
KARAR TARİHİ : 14.05.2014
Hırsızlık suçundan sanık …’nin, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1, 59/2 ve 81/2-3-4. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair…. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2000 tarihli ve 2000/123 esas, 2000/1294 sayılı kararından dolayı hükümlünün şartla tahliyesini müteakip, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın şartla tahliye edildiği, suç işlediği takdirde uyarlama kararı verilebileceği, ancak bu aşamada uyarlama talebinin hukuki yarar bulunmadığından bahisle reddine dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 27/06/2006 tarihli ve 2000/123 esas, 2000/1294 sayılı ek karar aleyhine …Bakanlığınca verilen 27/02/2014 gün ve 2014/4038/14858 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/03/2014 gün ve 2014/87504 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, şartla tahliye kararından sonra deneme süresi içerisinde bir suç işlenmesi hâlinde 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107. maddesi uyarınca bakiye cezanın infazının gündeme geleceği, bu durumda hükümlünün deneme süresinin yeniden tespit edilebilmesi bakımından lehe olan kanunun uygulanması gerekeceği cihetle,
01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesine nazaran öncelikle yargılama dosyası üzerinden duruşma açılmak suretiyle lehe Kanun’un tespit edilerek uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5237 sayılı TCK.’nın 7. ve 5252 sayılı Yasanın 9.maddeleri dikkate alınarak, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 Sayılı Yasa hükümlerinin olaya ayrı ayrı uygulanması ve sonuçların denetime olanak verecek şekilde karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi işlemi, infazın tamamlanmasına kadar yapılabileceğinden, duruşma açılarak her iki yasaya göre cezalar hesaplanıp lehe yasanın belirlenmesi yerine yazılı gerekçeyle uyarlama isteminin reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden,…Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 27.06.2006 gün ve 2000/123, 2000/1294 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 14.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.