Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/14687 E. 2014/4123 K. 17.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14687
KARAR NO : 2014/4123
KARAR TARİHİ : 17.02.2014

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken, yakınana ait boş olarak bulunan eski dershane binasından çaldıkları alüminyum pencere çerçevesi, pimapen kapı, musluk, su saati vs. eşyaları satmaları karşısında aldıkları bedeli iade etmedikleri anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nun 168. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılınmamıştır.
I-Suça sürüklenen çocuk Süleyman hakkında mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuklar Deniz ve Brusk hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından, suça sürüklenen çocuk Süleyman hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk Deniz’ in, Diyarbakır Adli Tıp Şube Müdürlüğü’ nün 7281 sayılı raporu ile işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algıladığı, bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiğinin bildirilmesi, suça sürüklenen çocuk Deniz hakkında dosyada mevcut sosyal inceleme raporunda ise “suç işlemeyi bir oyun olarak gördüğü, suç davranışının hukuki anlam ve sonuçlarını algılayacak ve sonuçlarını kestirebilecek yeterli zihinsel olgunlukta olmadığının” bildirilmesi karşısında, iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Aşamalarda atılı suçu kabul etmeyen, ancak olay tarihinde suça konu binanın önünden geçerken binaya ait pencerelerin binanın önünde olduğunu görmesi nedeniyle eliyle binanın içine fırlattığını, bu nedenle parmak izinin çıkmış
olabileceğini, diğer suça sürüklenen çocukları tanımadığını beyan eden suça sürüklenen çocuk Brusk’ un, suçu ikrar eden diğer suça sürüklenen çocuklar Deniz ve Süleyman’dan sorularak sonucuna göre, suça sürüklenen çocuk Brusk’ un hukuki durumunun tespiti gerekirken eksik inceleme ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Suça konu eşyaların çalındığı yerin işyeri olarak faaliyet göstermeyip boş olarak bulunması nedeniyle konut ya da iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçunun yasal unsurları oluşmadığı halde suça sürüklenen çocukların işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi,
4-Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; yakınanın, suça sürüklenen çocuklara yüklenen işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan doğan herhangi bir maddi zararlarının bulunmadığı ve sabıkasız olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocukların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “müştekinin 6.000,00 TL tutarındaki zararını gidermemeleri” biçimindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 17/02/2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.