YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22615
KARAR NO : 2014/22767
KARAR TARİHİ : 01.10.2014
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkındaki 27/11/2007 gün ve 2006/345 Esas – 2007/224 Karar sayılı ilk kararda CMK’nın 231.maddesi kapsamında verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” dair hükmün mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarının yanı sıra hırsızlık suçunu da kapsadığı belirlenerek yapılan incelemede;
I) Mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 Sayılı Yasanın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı kabul edilerek yapılan incelemede;
27/11/2007 tarihli karar ile suça sürüklenen çocuğun mala zarar verme suçundan 9.000,00 TL, iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan ise 18.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş olup, itiraz üzerine …. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 15/01/2008 tarihli kararı ile itirazı kabul ederek dosyayı mahkemesine iade etmesi nedeniyle, mahkemece duruşma açılarak eksiklikler giderilmek suretiyle 06/02/2008’de yeniden iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kez Cumhuriyet savcısının mala zarar verme suçundan 3.640,00 TL yerine 1.000,00 TL eksik ceza tayin edildiğinden bahisle itiraz etmesi üzerine, mahkemenin 13/02/2008 tarihli ek kararı ile mala zarar verme suçundan 3.640,00 TL’ye hükmedildiği, her iki kararın da 14/03/2008 tarihinde kesinleştirilmesinden sonra 01/01/2009 tarihinde yeni suç işlendiği ve bu suçtan mahkumiyetinin kesinleştiği belirlenerek; suç tarihi itibariyle 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 151/1, 116/4, 31/2. maddelerinde tanımlanan mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçları için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre aynı Kanunun 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerindeöngörülen 6 yıllık zamanaşımının suçun işlendiği tarih olan 21/11/2006 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’un 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının DÜŞÜRÜLMESİNE,
II) Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilen suça sürüklenen çocuk hakkında aynı Kanunun 230. maddesi gözetilerek yeniden hüküm kurulması gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocuk kovuşturma evresinde müdafii huzurundaki 06/02/2008 tarihli ifadesinde uzlaşmayı kabul etmediğini belirtmiş ise de, bu tarihte yaşının küçük olması nedeniyle uzlaşma teklifinin 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 24 ve 5271 sayılı CMK’nın 253/4 ve 254. maddeleri uyarınca kanuni temsilcisine yapılması gerektiği gözetilerek, usulüne uygun uzlaşma önerisinde bulunulmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 01.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.