YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20430
KARAR NO : 2014/9658
KARAR TARİHİ : 08.04.2014
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık,mala zarar verme,işyeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Suça sürüklenen çocuklar hakkında şikayetçi … ve katılan …’a karşı mala zarar verme suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezalarının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 Sayılı Yasanın 26.maddesi ile 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2.maddede, Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından verilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı öngörülmekle, hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin 1412 Sayılı Yasanın 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuklar hakkında şikayetçi … ve mağdur …’ya karşı hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma, mağdur …’ya karşı hırsızlık suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocukların, şikayetçi …’e karşı eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 116/2, 119/1-c, 31/2 maddelerinde, mağdur …’ya karşı eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 35/2, 116/2, 119/1-c, 31/2 maddelerinde tanımlanan hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma, mağdur …’ya karşı eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 31/2 maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçları için öngörülen cezaların türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde belirtilen 6 yıllık dava zamanaşımı süresinin, suçların işlendiği 05.04.2008 ve 06.04.2008 gününden, inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
III-Suça sürüklenen çocuklar hakkında şikayetçi …’e karşı hırsızlık, katılan … ve mağdur …’a karşı hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Şikayetçi …’in evinin önüne kilitleyerek parkettiği aracının, gece 03.00 sıralarında suça sürüklenen çocuklar …, … ve … tarafından düz kontak yapılarak çalınması şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden eylemin nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı yasanın 142/1-e maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi, yasa maddelerinde öngörülen ceza miktarlarının aynı olması nedeniyle sonuç ceza miktarı değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suça sürüklenen çocukların üzerlerine atılı suçların hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağının değerlendirilmesi açısından, suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35/1. ve Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/2. maddesi gereğince zorunlu olan sosyal inceleme raporu alınmadan ve aynı kanunun 35/3.maddesine göre de sosyal inceleme yaptırılmamasının gerekçesi
Gösterilmeden, suça sürüklenen çocuk … hakkında bir yıl kadar önce başka bir suç nedeniyle düzenlenen ve içeriğinde “Suç kavramı konusunda bilinçsiz olduğu, kendi yaşıtlarına göre alt düzeyde zihinsel mantık süreci işlettiği…” bildirilen sosyal inceleme raporuna, suça sürüklenen çocuk … hakkında beş ay kadar önce başka bir suç nedeniyle düzenlenen ve içeriğinde “Bali kullanması sebebiyle ilerleyen zamanlarda algılama düzeyinde yavaşlamaların hissedilebilir düzeyde olabileceği…” bildirilen sosyal inceleme raporuna göre, diğer suça sürüklenen çocuklar …, … ve … hakkında ise yaşadıkları çevre gözlemlenmeden duruşmadaki davranışlarına göre değerlendirme yapan bilirkişinin ifadesi ile yetinilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Suça sürüklenen çocuklar … ve …’ın aşamalarda alınan tüm savunmalarında şikayetçi …’e karşı atılı suçu işlemediklerini belirtmeleri karşısında; suça sürüklenen çocuk …’ın aynı gün gerçekleşen başka hırsızlık suçlarına karışması ile diğer suça sürüklenen çocukların birbirleriyle de çelişen ifadelerindeki suç atmaları dışında yüklenen suçu bu suça sürüklenen çocukların da işlediğine dair, cezalandırılmalarına yeterli, her türlü kuşkudan uzak, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı; suça sürüklenen çocuklar … ve …’in aşamalarda alınan tüm savunmalarında mağdur …’a ve katılan …’a karşı atılı suçları işlemediklerini belirtmeleri karşısında; suça sürüklenen çocuk …’in aynı gün gerçekleşen başka hırsızlık suçlarına karışması ile diğer suça sürüklenen çocukların birbirleriyle de çelişen ifadelerindeki suç atmaları dışında yüklenen suçları bu suça sürüklenen çocukların da işlediğine dair, cezalandırılmalarına yeterli, her türlü kuşkudan uzak, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı, gözetilmeden, beraatleri yerine hükümlülüklerine karar verilmesi,
3-Suça sürüklenen çocuk …’ın 14.05.2009 tarihli duruşmadaki ifadesinde, “Mağdur …’a ait işyerine kapısını levye ile zorlayıp açarak girdiklerini…” , mağdurun aşamalarda alınan ifadelerinde, “İşyeri kapısının zorlanarak açıldığını…” bildirmeleri ve yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda, “İşyeri kapısının alimünyum olması nedeniyle Esnetilerek açılabileceğinin…” bildirilmesi karşısında; suçta kullanılan cismin anahtar gibi kullanıldığına ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan, suça sürüklenen çocukların 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi yerine aynı Yasa’nın 142/2-d maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi,
4-Suça sürüklenen çocuk …’ın 14.05.2009 tarihli duruşmadaki ifadesinde, “Mağdur …’a ait işyerine gece 03.00 sıralarında girdiklerini” bildirmesi nedeniyle eylemlerin gece gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 143., işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan aynı yasanın 116/4. maddelerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
5-Suça sürüklenen çocuk …’ın polis tarafından yakalandığında, hırsızlık yaptığı katılan …’a ait işyerini göstererek, cebindeki 23,50 TL bozuk parayı ve bir paket sigarayı bu işyerinden aldığını söyleyip katılana iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; katılan …’dan, 5237 Sayılı Yasanın 168. maddesinin 4.fıkrası uyarınca kısmi iade nedeniyle suça sürüklenen çocuk … hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre suça sürüklenen çocuk …’ın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
6-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı ve suça sürüklenen çocuk …’ın adli sicil kaydında yer alan kaydın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olduğu, suça sürüklenen çocuklar … ve …’nin kasıtlı bir suçtan mahkumiyetlerinin bulunmadığı gözetilmeden, suça sürüklenen çocuklar …, … ve …’nin kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “Mağdurların zararları giderilmediğinden çocuklar hakkında verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan, yetersiz gerekçe ile suça sürüklenen çocuklar …, … ve … hakkında mağdur … ve katılan …’a karşı işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
7-5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi uyarınca, yalnızca hapis cezalarının ertelenmesinin olanaklı olduğu, adli para cezalarının ertelenmesi olanağının bulunmadığı gözetilmeden, suça sürüklenen çocuklar hakkında mağdur … ve katılan …’a karşı işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından verilen adli para cezalarının ertelenmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine, 08.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.