Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/532 E. 2014/11124 K. 29.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/532
KARAR NO : 2014/11124
KARAR TARİHİ : 29.04.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Karşılıksız yararlanma ve mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan kurumun 30.07.2912 tarihli cevabi yazısına göre sanıkça kaçak kullanım bedeli olarak 1.888.75 TL’lik ödeme yapıldığının, ödenen miktarın kurumca tahakkuk ettirilen 1.345.90 TL’lik kaçak kullanım bedelini karşıladığının anlaşılması karşısında, katılan kurumun zararını tazmin etmiş olan sanık hakkında, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun Geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2 maddesi uyarınca sanık hakkında istem gibi CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
II- Mühür bozmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Katılan kurum tarafından dosyaya sayaca ait mühürleme tutanağı olarak sunulan 11.12.2003 tarihli belgede tutanağa konu sayacın kurumca mühür altına alındığına dair bir ibare bulunmaması, dosya içeriğine göre de tutanağa konu sayaca ait usulünce düzenlenmiş mühürleme tutanağı olmadığından anlaşılması karşısında, sanığa atılı TCK.nun 203. maddesine uyan mühür bozma suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre ise de;
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı ve mühür bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilmeden, adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanığın “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat” ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “sanığın suçtan doğan zararı gidermediği…” şeklindeki yasal olmayan olmayan gerekçe ile sanık hakkında CMK.nun 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 29.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.