Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/18237 E. 2014/14405 K. 22.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18237
KARAR NO : 2014/14405
KARAR TARİHİ : 22.05.2014

Sanık … hakkında, mühür bozma suçundan… Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2011 tarih, 1002-883 sayılı kararı ile karşılıksız yararlanma suçundan…. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2013 tarih, 534-10 sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda; 20.01.2014 tarih, 28769-910 sayılı ilam ile karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükmün düzeltilerek onanmasına, mühür bozma suçundan kurulan hükmün ise;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de, suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, mühür bozma suçunun da zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı ve sanığın sabıkasının silinme koşulları oluştuğu, mahkemece sanığın ileride suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat edinerek cezasının ertelendiği de gözetilerek; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda oluşacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; “yasal koşullar bulunmadığı” biçimindeki, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b) Kabule göre de;
Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 4.fıkrasına aykırı olarak aynı yasa maddesinin 1.fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesi,” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2014 gün, 2-2013/124671 sayılı yazısıyla, “özel şirket görevlileri tarafından yapılan 10/03/2010 tarihli mühürleme işlemine aykırı davranışın 5237 sayılı TCK’nun 203. maddesinde düzenlenen “mühür bozma ” suçunun yasal unsurlarını oluşturmadığı ve beraat kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde başka gerekçelerle bozulmasına karar verilmesi, hatalı olmuştur.” gerekçesiyle mühür bozma suçundan bozma ilamına yaptığı itirazı üzerine dosya dairemize gönderilmekle, 6352 Sayılı Yasanın 99. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 308. maddesine eklenen 2. ve 3. fıkralar uyarınca yapılan incelemede;Suçun işlendiği Ankara ilinde elektrik dağıtım işini yüklenen… A.Ş’nın 28.01.2009 tarihinde …. A.Ş’ye satılarak özelleştirilmesinden sonra 07.03.2010 tarihinde konulan mührün 10.03.2010 tarihinde, 10.03.2010 tarihinde tekrar konan mührün ise 24.03.2010 tarihinde kaldırılması suretiyle atılı zincirleme şekilde mühür bozma suçunun işlendiği, mühürleme işlemlerinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 2/2 ve 5. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak … tarafından hazırlanan ve 25.09.2002 tarih, 24887 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin 7. maddesinin 2. fıkrasındaki,
“2) Sisteme bağlantı yapılmadan önce, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi tarafından;
a) İmar yerleşim alanında üç iş günü içerisinde,
b) İmar yerleşim alanı dışında ise beş iş günü içerisinde,
müşterinin ölçü cihazları ve devrelerinin uygunluğu kontrol edilerek sayaç ve ölçü devrelerinin ilgili bölümleri mühürlenir ve sayaç okuması yapılarak tespit edilen ilk endeks değeri ve sisteme bağlantı yapılması hakkında tutanak düzenlenir.” hükmüne,Aynı yönetmeliğin 13. maddesinin 4. fıkrasında ise;
“Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen gerçek veya tüzel kişilerin elektriğini keserek Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur.” hükmüne yer verilmiş olması karşısında;
Resmi bir kurum olan …’nın çıkardığı yönetmeliğin verdiği yetkiye istinaden ilk tesiste mühürleme yapma yetkisi olan özel şirketin, bu mührün herhangi bir şekilde kaldırılması, kaçak elektrik kullanılması, borcun ödenmemesi veya abonesiz elektrik kullanılması gibi durumlarda da mühürleme yetkisinin bulunduğu kabul edildiğinden, dairemizin uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı yerinde görülmediğinden, 6352 sayılı Yasının 99. maddesi ile değişik, 5271 sayılı CMK’nın 308/3. maddesi uyarınca itiraz konusunda bir karar verilmek üzere, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 22/05/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.