YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20721
KARAR NO : 2015/11690
KARAR TARİHİ : 30.09.2015
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVA
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalı .. yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı … yönünden esastan reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile ..arasında düzenlenen satış sözleşmesi ile dava konusu taşınmazın satın alındığını, ..’nin sözleşme koşullarını ihlal ederek taşınmazı geç ve ayıplı olarak teslim ettiğini, müvekkilinin taşınmazdaki ayıp ve eksiklikler nedeniyle taşınmazdan yararlanamadığını, kira geliri elde edemediğini iddia ederek, sözleşmeden dönme hakkını kullanması nedeniyle dava tarihine kadar ödenen 135.182,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini, mahkeme aksi kanaatte ise ayıp bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkilinin kira bedeli kaybından dolayı fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı .. vekili, taşınmazda bulunan eksikliklerin tamamının giderilmiş olduğunu, davacının bu aşamada sözleşmeden dönmesinin hakkın kötüye kullanılması sayılacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı ..vekili, müvekkili şirketin davacı ile sözleşme ilişkisinin bulunmadığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucu dosya kapsamına ve bilirkişi raporuna göre taşınmazdaki ayıpların.. tarafından dava tarihinden önce giderilmiş olduğu gerekçesiyle,.. yönünden davanın esastan reddine, diğer davalı ..yönünden taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili 19/09/2014 tarihli celsede ve temyiz dilekçesinde dava konusu bağımsız bölümün yargılama sırasında 3.kişiye satıldığını,davacının taraf sıfatının kalmadığını ancak davalı taraftan vekalet ücreti,yargılama gideri taleplerinin olduğunu bildirmiştir.HMK’nın 125/2.maddesinde ” Davanın açılmasından sonra dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa devralmış olan kişi görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden devam eder” düzenlemesi bulunmaktadır.Davacı taşınmazı kime devrettiğine ilişkin mahkemeye belge sunmamıştır.HMK.nun 31.maddesinde hakimin davayı aydınlatma görevi bulunmaktadır.Buna göre davacıya taşınmazı kime sattığı yönündeki beyanının açıklattırılarak, davacının taraf sıfatının kalıp kalmadığının belirlenip, hükmün davanın tarafları yönünden kurulacağı ilkesi de dikkate alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.