Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2014/6171 E. 2014/6532 K. 23.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/6171
KARAR NO : 2014/6532
KARAR TARİHİ : 23.12.2014

Şüpheli … hakkında yapılan soruşturma sonucunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25.03.2014 gün ve 2013/157511 soruşturma, 2014/49584 Esas numaralı Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karara karşı maktul … annesi … tarafından yapılan itiraz üzerine … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 12.6.2014 tarih 2014/137 D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, müştekinin 04.08.2014 tarihinde söz konusu itirazın reddi kararının Kanun Yararına Bozulması talebiyle başvurması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi gereğince kanun yararına bozma talebini içeren 24.11.2014 gün ve 2014/374642 sayılı tebliğnamesine bağlı dosya Dairemize gönderilmekle okundu; gereği konuşulup düşünüldü.

TÜRK MİLLETİ ADINA
I) Olay:
Şüpheli … hakkında yapılan soruşturma sonucunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25.03.2014 gün ve 2013/157511 soruşturma, 2014/49584 Esas numaralı Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karara karşı maktul … annesi … tarafından yapılan İtiraz üzerine İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 12.6.2014 tarih 2014/137 D.İş sayılı kararı İle itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
II) Kanun yararına bozma istemine ilişkin uyuşmazlığın kapsamı:
Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanunun 160. madde kapsamında soruşturma sırasında topladığı delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturup oluşturmadığına ve kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delilin varlığı araştırılmadan düzenlenip düzenlenmediğine ilişkindir.
III) Hukuksal değerlendirme;
5271 sayılı CMK’nun 160. maddesi “ (1) Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
(2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” hükmünü taşımaktadır.
Dosya kapsamı incelendiğinde; Şüpheli …’ın maktül Hurşit ile birlikte uyuşturucu madde temin ettikleri, şüphelinin evine giderek birlikte uyuşturucu madde kullandıkları, sonrasında maktülün uyuşturucu madde intoksikasyonu sonucunda öldüğünün tespit edildiği anlaşılmaktadır. Sanık savunması, otopsi raporu, tanık … ’ın beyanı dikkate alındığında maktülün ölümü ile sanığın eylemi arasında illiyet bağı ile sanık hakkında dava açmaya yeter delil bulunmadığından şikayetçi … itirazı üzerine itirazın reddine dair karar veren … Ağır Ceza Mahkemesinin 12.6.2014 tarihli red kararında bir isabetsizlik görülmediğinden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
IV) SONUÇ VE KARAR:
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi yerinde görülmediğinden, … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 12.6.2014 tarih 2014/137 D.İş sayılı Kararına karşı yapılan Kanun Yararına Bozma isteminin CMK’nun 309. maddesi gereğince (REDDİNE) diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına (TEVDİİNE), 23/12/2014 gününde oybirliği ile karar verildi.