Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2014/16045 E. 2015/4732 K. 27.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16045
KARAR NO : 2015/4732
KARAR TARİHİ : 27.04.2015

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 126 ada 37, 130 ada 9 ve 148 ada 15 parsel sayılı 5.163.41, 8.524.16 ve 9.731.07 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … ve arkadaşı, tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 20.03.2014 havale tarihli fen bilirkişi raporunda çekişmeli 148 ada 15 parsel sayılı taşınmazın (E) harfi ile gösterilen 4.561,95 m2’lik,126 ada 37 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 4.124,13 m2’lik ve 130 ada 9 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 7.545,76 m2’lik kısımların davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, diğer kısımların ise davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacılar adına tesciline karar verilen taşınmazların mahalli bilirkişilerin gösterdiği taşınmazlar olduğu, bunun dışında taleplerinin olmadığı, mahalli bilirkişilerin sınırlarını gösterdiği taşınmazlar üzerinde yapılan keşif sonunda alınan bilirkişi raporları, dinlenen mahalli ve tutanak bilirkişi beyanları gerekçe gösterilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişiler dava konusu taşınmazların komşu parsellerini, yolları ve dereyi davacıların kullandıkları hudut olarak gösterdiği halde, bu parsellerle kabul edilen kısımlar arasında boşluklar meydana getirmek sureti ile dava konusu taşınmazların bir bölümü hakkında davacılar adına, kalan bölümleri yönünden ise Hazine adına tescile karar verilmiştir. Hazine adına tesciline karar verilen taşınmaz bölümleri ile davacılar adına tesciline karar verilen bölümler arasındaki ayırıcı unsurlar belirlenmemiş, mahkemece de bu taşınmaz bölümleri hakkında değerlendirme yapılmamıştır. Hal böyle olunca, sağlıklı sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde üç kişilik yerel bilirkişi, taraf tanıkları, fen bilirkişisi ve ziraatçi bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak, yerel bilirkişilerden; davaya konu taşınmazların sınırlarını göstermeleri istenerek bu sınırların fen bilirkişi tarafından düzenlenecek raporda gösterilmesi sağlanmalı, ziraatçi bilirkişiden taşınmaz bölümlerinin niteliğini belirtir ayrıntılı rapor hazırlaması istenilmeli, mahkeme gözlemi tutanağa geçirilmeli daha sonra tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir. Diğer yandan aktarılan dosyanın kapsamında olup haritasında yol olarak gösterilen ve fen bilirkişi raporunda (D) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de ayrıca isabetsiz olup; davacılar vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine,
27.04.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.