YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/15608
KARAR NO : 2014/15884
KARAR TARİHİ : 05.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.01.2013 gün, 1142-17 sayılı kararında da açıklandığı üzere, uzlaştırmanın asıl olarak soruşturma evresinde yapılması gerektiği, kovuşturma aşamasında uzlaşma hükümlerinin uygulanmasının ise istisnai olarak “suçun uzlaşma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması halinde” mümkün olduğu, soruşturma aşamasında usulüne uygun olarak uzlaştırma teklif edilmesine rağmen taraflarca kabul edilmemiş olması nedeniyle uzlaşma gerçekleşmemiş ise kovuşturma aşamasında taraflarca uygulanması talep edilse bile artık uzlaştırma işlemi yapılamayacağından, soruşturma aşamasında 17.11.2006 tarihinde Cumhuriyet Savcısının teklifi üzerine sanıkların uzlaşmak istemediklerini söylemeleri nedeniyle, kovuşturma aşamasında 20.12.2006 tarihli oturumda sanıklardan …’ın uzlaşmak istediğini söylemesi üzerine atanan uzlaştırıcı avukat tarafından 22.01.2007 tarihinde düzenlenen ve sanık … ile yakınanın uzlaştığına dair tutanağın hukuki sonuç doğurmayacağı anlaşılmakla, tebliğnamedeki mala zarar verme suçuna ilişkin bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan TCK’nın 142/1-b, 143. maddeleri gereğince hükmolunan 2 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması sırasında sonuç cezanın 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay olarak belirlenmesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan 3 ay 10 gün hapis cezası ile işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının miktarı itibariyle ertelenmesi mümkün olduğu halde hüküm fıkrasında “…verilen hapis cezasının miktarı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nun 51. maddesi gereğince ertelenmesine yer olmadığına” karar verildiği belirtilmiş ise de; hükmün gerekçesinde cezaların ertelenmemesine dair yasal ve yeterli gerekçe gösterildiğinden bu husus sonuca etkili görülmemiştir.
1- Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.06.2013 tarih, 1444-305 sayılı kararında da kabul edildiği üzere, hükümde sanıkların mükerrir olduğunun belirtilmesinin yeterli olduğu, ayrıca tekerrrüre esas alınan ilamın gösterilmesine gerek olmadığı, bu nedenle mahkemece sanıklar hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesine rağmen tekerrüre esas alınan ilamlar kararda gösterilmemiş ise de; bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı bulunduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya toplanan delillere mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir, ancak;
Adli sicil kaydına esas Muş Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10.09.2002 gün, 94-453 sayılı kararına konu suçu suçu işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan ve suç tarihinde başka bir sabıkası da bulunmayan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin 5. fıkrası uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’ nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, “…cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına…” dair bölümün hüküm metninden çıkartılmasına karar verilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.