YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9030
KARAR NO : 2015/12790
KARAR TARİHİ : 14.10.2015
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkillerinin keşideci, davalının ciro yoluyla hamili bulunduğu toplam 13.700,00 TL tutarındaki iki adet bonoya dayalı olarak davalı tarafından müvekkilleri aleyhine icra takibine geçildiğini, bonoların bedellerinin müvekkilince … imzasını taşıyan belge ile önceden ödendiğini ve bu konuda davalıdan ibraname alındığını belirterek, takibe konu senetlerden dolayı müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ibranamedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, icra dosyasına konu borcun tasfiyesi için davacı yanın adına kayıtlı aracını müvekkiline devredeceğine dair 20.12.2012 tarihinde imzaladığı taahhütnameyi verdiğini, ancak bu yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi aynı tarihte sahte imzayla ibraname düzenlediğini bildirerek, davanın reddini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacılardan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılamada toplanan delillere göre, davacı tarafından ibraz edilen ibranamedeki imzanın davalının babası …’a ait olduğu bilirkişi raporuyla saptanmış ise de, bu ibraname ile aynı tarihte düzenlenen ve davalı tarafından ibraz edilen taahhütname içeriğine göre takibe konu borcun araç devri ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı, taahhütname verildiği hususunun davacıların kabulünde olduğu, taahhütnamede belirtilen araç devrinin yapılmadığının anlaşıldığı, takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadığını iddia eden davacının yargılama esnasında davalıya verdiği taahhütname ile senet borçlarını kabul ettiği ve borçların araç devri ile ödeneceği taahhüdünde bulunduğu, böylece davalı yanca verilmiş bulunan ibranamenin şarta bağlı olup, taahhütname gerekleri yerine getirilmediğinden artık ibranamenin geçerliliğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine, koşulları oluştuğundan %40 oranındaki 6.697,00 TL tazminatın davacılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, fazla yatırılan peşin harcın istek halinde iadesine, 14.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.