Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/36774 E. 2014/5182 K. 26.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/36774
KARAR NO : 2014/5182
KARAR TARİHİ : 26.02.2014

Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a, 31/2. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 50/1 -d. maddesi gereğince 1 yıl süre ile internet kafe olarak işletilen yerlere gitmekten yasaklanma tedbirine çevrilmesine dair, Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2008 tarihli ve 2008/233 esas, 2008/749 sayılı kararının infazı sırasında, sanığın davetiye tebliğine rağmen seçenek yaptırımın gereklerini yerine getirmediğinden bahisle sanık hakkındaki 1 yıl hapis cezasının aynen infazına ilişkin, aynı mahkemenin 05/03/2009 tarihli ve 2008/233 esas, 2008/749 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair, Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/07/2013 tarihli ve 2013/693 değişik sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 06/11/2013 gün ve 2013/16331/67158 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/11/2013 gün ve 2013/360507 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, seçenek yaptırımın gereklerine uymayan sanık hakkında, duruşma açılarak yargılama yapılması gerektiği gözetilmeden, sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle dosya üzerinden karar verilmesi karşısında, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Seçenek yaptırımın gereklerini yerine getirmeyen hükümlü hakkındaki 1 yıl hapis cezasının, TCK.nun 50/6.maddesi uyarınca tamamen infazına ilişkin Kütahya 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2009 tarihli ek kararının, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98-101.maddeleri kapsamında infazla ilgili ve itirazı kabil kararlardan olması, anılan yasanın 101.maddesinin 1.fıkrasında, bu tür kararların duruşma yapılmaksızın verileceğinin öngörülmesi karşısında, itiraz mercii Kütahya 1.Ağır Ceza Mahkemesince ek karara yönelik itirazın, dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle kabulüne karar verilmesi gerektiği yönündeki kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
5237 sayılı TCK.nun 50.maddesinin 3.fıkrasında, daha önce hapis cezası ile mahkum edilmemiş olan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilip, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4. maddesinde “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklinde düzenleme yapılması karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 50.maddesinin 6.fıkrasında, seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemelerden, yasa koyucunun kısa süreli hapis cezalarının, yaşı küçük sanıklar yönünden hapis olarak infaz edilmesinin önüne geçilmesini amaçladığı anlaşılmakta olup, 5237 sayılı TCK.nun 50/6. maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına çevrilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Kütahya 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2009 gün ve 2008/233-749 sayılı kararı ile kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımın gereklerini yerine getirmeyen hükümlü hakkındaki 1 yıl hapis cezasının tamamen infazına karar verilmesi karşısında, itiraz merciince itirazın bu nedenle kabulüne karar verilmesi gerektiğinden, Kütahya 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 22.07.2013 gün ve 2013/693 D.İş sayılı kararına karşı, açıklanan nedenle kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 26.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.