Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/9976 E. 2014/3625 K. 12.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9976
KARAR NO : 2014/3625
KARAR TARİHİ : 12.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun bilinen adreste tebligatı düzenleyen 10.maddesinin 1.fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 Sayılı Yasa’nın 3.maddesi ile eklenen aynı maddenin 2.fıkrasına göre ise bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30/1.maddesine göre adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.
Aynı Yönetmeliğin 48.maddesinde “bu Yönetmelik hükümleri uyarınca kendisine tebligat yapılamayan, tebliğ memuru tarafından adresi tespit edilemeyen, adres kayıt sisteminde de yerleşim yeri adresi bulunmayan kişinin adresinin tespiti için tebligatı çıkaran merci tarafından adres araştırması yapılır.
Tebligatı çıkaran merci, muhatabın adresini öncelikle resmî veya özel kurum ve dairelerden, bunlardan sonuç alınamadığı takdirde kolluk vasıtasıyla araştırabilir ve tespit ettirebilir. Yapılan araştırmalara rağmen muhatabın adresinin tespit edilememesi halinde adres meçhul sayılır. Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır.”şeklinde hüküm bulunmaktadır.
Somut olayda, sanık …’nin yokluğunda verilen kararın, sanığın sorgusu sırasında mahkemeye bildirdiği adresine gönderildiği, ancak “adresin sürekli kapalı olduğu, muhatabın ismen tanınmadığı” belirtilerek tebligat evrakının mahkemeye iade edildiği, bunun üzerine aynı adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı anlaşılmaktadır. Tebligat Kanununun 35.maddesinde kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılan kimseye, adresini değiştirdiği takdirde yeni adresini hemen tebliğ yaptıran kaza merciine bildirme yükümlülüğü getirilmiş, bundan sonraki tebliğlerin bildirilen yeni adrese yapılacağı öngörülmüştür.
Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için daha önce aynı adrese kanunun gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmış olması gerekmektedir. Aksi halde 35.maddeye göre tebligat yapılması mümkün değildir. Sanık …’nin mahkemeye bildirdiği adresinde daha önce yapılmış herhangi bir tebligat bulunmadığından kendisine 35.maddeye göre yapılan tebligat işlemi geçersizdir.
Sanığın bilinen en son adresinde bulunamaması üzerine adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin bulunup bulunmadığının araştırılması, böyle bir adresi de yoksa Yönetmeliğin 48.maddesinde belirtilen yöntemle adres araştırmasının yaptırılması ve sonucuna göre hareket edilmesi, adresin meçhul olduğunun anlaşılması durumunda ilanen tebligat yapılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, gerekçeli kararın sanık …’ye usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi, tebligat evrakı ile birlikte verilmesi halinde temyiz dilekçesinin eklenmesi, daha sonra incelenmek üzere dairemize gönderilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesinin sağlanması amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 12.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.