YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19816
KARAR NO : 2016/8285
KARAR TARİHİ : 10.05.2016
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, toplam 405.419,80 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalılardan vekilince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10/05/2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan . vekili Avukat ile karşı taraf vekili Avukat geldiler. Diğer davalı adına gelen olmadı.Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Temyiz incelemesine gönderilen dosyanın aşağıda belirtilen eksiklikleri içerdiği anlaşılmaktadır.
1) Nispi harca tabi davalarda, kararı temyiz eden davalının temyiz başvuru harcı ile birlikte ilam harcının 1/4’nü (nispi temyiz karar ve ilam harcı) peşin olarak yatırması gerekir(10.5.1965 gün ve 1/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı).
İşbu dosyada ise 16.06.2015 tarihli kararı temyiz eden davalı şirketin ödemesi gereken 6.923,55-TL miktarlı nispi temyiz harcını 5.227,70-TL olarak eksik ödediği anlaşılmaktadır. Bu açıklamadan olarak kararı temyiz eden davalı şirkete eksik ödediği nispi temyiz harcını tamamlaması için süre verilmesi, bu süre içinde harç eksikliği giderilmez ise bu kez hakkında “kararı temyiz etmemiş sayılmasına” kararı verilip bu kararın ilgilisine tebliğinin gerektiği açıktır.
2) Yine bilindiği üzere Tebligat Kanununun 35/2 maddesi “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” hükmünü içermektedir. Bu madde kapsamında adresini değiştiren kimsenin yeni adresini Mahkemeye bildirmemesi yanında adres kayıt sisteminde de o kişinin yerleşim yerinin tespit edilememesi halinde ancak tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılması suretiyle tebliğine cevaz verilmektedir. O halde işbu dosyada davalı B.. K..’nun adres kayıt sistemindeki adresi araştırılmadan Tebligat Kanununun 35. maddesi kapsamında yapılan tebliğin(gerekçeli karar tebliği) usulüne uygun olduğundan söz etme imkanı bulunmamaktadır.
Tüm bu açıklamalara göre yukarıdaki eksikliklerin mahallinde giderilmesi gerekmekle dosyanın Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 10.05.2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.