Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/7358 E. 2016/7993 K. 04.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7358
KARAR NO : 2016/7993
KARAR TARİHİ : 04.05.2016

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı A.. B.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 01/01/1996-11/05/2013 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı A.. B..’e ait çiftlik işyerinde asgari ücret üzerinden 01/01/1997-30/09/2012 tarihleri arasında her yıl 01 Mart-30 Eylül ayları arasında 210’ar gün üzerinden 3360 gün, 01/03/2013-11/05/2013 tarihleri arasında ise 70 gün olmak üzere toplam 3430 gün süreyle mevsimlik işçi olarak çalıştığının tespitine fazla süreye ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliğinin kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olgusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, davacının çalıştığını söylediği davalı çiftlik işyerinin kapsam ve kapasite durumu ile yapılan tarımsal faaliyetin ne kadarlık çalışmayı gerektirdiğinin ve çalışan işçi sayısının ne kadar olduğunun araştırılıp davacının çalışmasının dava konusu dönem boyunca her yıl kesintisiz devam edip etmediği belirlenmeden eksik araştırma ile sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, aracılığıyla veya gerektiğinde ziraat mühendisi bilirkişi ile birlikte keşif yapılarak davalı çiftlik işyerinin kapsam ve kapasitesini, işyerinde hangi dönemde hangi ürünlerin yetiştirildiğini, ne kadar tarımsal faaliyet gerçekleştirildiğini, bu tarımsal faaliyetin ne kadarlık bir çalışmayı gerektirdiğini, çalışan işçi sayısını ve bu işçiler ile belirlenen işlerin gerçekleştirilmesinin mümkün olup olmadığını belirlemek, davalı çiftlik işyerine komşu olan arazi sahipleri ile bu arazilerde çalışan işçileri ve muhtar ve azalarını tespit etmek, bu kişilerin tanık olarak beyanlarını almak, davacının çalışmasının ne şekilde gerçekleştiğini, çalışmasının her yıl devam edip etmediğini araştırmak ve mahkemece tespit edilen mevsimlik çalışmaya ilişkin olarak davacının temyizinin olmadığını göz önünde bulundurarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı işveren vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 04/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.