Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/19745 E. 2014/14676 K. 27.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/19745
KARAR NO : 2014/14676
KARAR TARİHİ : 27.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14/04/2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31/03/2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26.maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2.maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanıkların temyiz isteminin aynı Kanunun 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yerel mahkeme tarafından, araçla ilgili herhangi bir karar verilmediğinden araç sahibinin talebinin mahallinde değerlendirilmesi mümkün görülerek yapılan inceleme de;
1-Başka bir suçtan aynı yargı çevresinde … Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanık …’ın, hükmün tefhim olunduğu 19/07/2011 günlü oturumda hazır edilmeden hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nun 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- Sanık …’ın olay anında suçta kullanıldığı iddia edilen kamyonun hakkında beraat kararı verilen sanık …’ te olduğunu kendisinin…’i … ilçesinde beklediğini söylemiş bu savunmanın sanık … tarafından da doğrulanmış olması, ayrıca olay günü kamyonu ve şoförü olay yerine yakın bir yerde görüp tartışan tanıkların kamyon şoförünü ve kaçan kişileri kesin bir şekilde teşhis edememeleri karşısında; maddi hakikatin ortaya çıkartılması için öncelikle sanıklar tarafından kullanılan cep telefonlarını olay tarih ve saatlerinde hangi baz istasyonunun kapsam alanında bulunduğu araştırıldıktan sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 27/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.