Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2015/5417 E. 2015/14532 K. 11.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5417
KARAR NO : 2015/14532
KARAR TARİHİ : 11.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhinde … İcra Müdürlüğü’nün 2014/118 esas numaralı dosyası ile başlatılan icra takibinin dayanağı olan bono bedelinin ödenmiş olduğunu, bedelsiz kalan bonoyu işleme koyan davacının kötünüyetli olduğunu iddia ederek müvekkilinin dava konusu icra takibi ve dayanağı bono nedeniyle davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitini, %20 ‘den az olmamak kaydıyla kötünüyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı davaya cevap vermemiş, delil bildirmemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama , toplanan deliller doğrultusunda, huzurdaki davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, bu davalarda borçlunun mutlaka korunmaya değer bir hukuki yararının bulunmasının gerektiğini, icra dosyasından gönderilen ödeme emrine itiraz edilmeyerek takibin kesinleştiği durumlarda borçlunun dava açmakta hukuki yararının olduğu, huzurdaki davada ödeme emrine itiraz süresi geçmeden menfi tespit davası açan davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığı, davacının 5 günlük itiraz süresi içinde İcra Hukuk Mahkemesine itiraz hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş hüküm davacı veklince temyiz edilmiştir.
Davacı aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde alacaklı aleyhine menfi tespit davacı açmıştır.İİK 72.maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasında davacı borçlu ödeme iddiasında bulunmaktadır.Davacı aleyhine başlatılan icra takibinde şartları varsa süresi içerisinde İİK 169.md’si uyarınca icra mahkemesi’nde itirazda bulunabileceği gibi İİK 72.md’si uyarınca genel mahkemelerde menfi tespit davası açabilir. İcra mahkemesine itirazda bulunmamış olması menfi tespit davası açılmasına engel oluşturmaz. Mahkemece davacının bu aşamada menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğu kabul edilerek işin esası incelenip sunucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle red kararı verilmesi doğru olmamış mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlere yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.