Danıştay Kararı 6. Daire 2021/7023 E. 2021/14747 K. 30.12.2021 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/7023 E.  ,  2021/14747 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/7023
Karar No : 2021/14747

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) … Bakanlığı
VEKİLİ : …
KARŞI TARAF : 1- … Bakanlığı
2- …

İSTEMİN ÖZETİ : Muğla İli, Bodrum İlçesi, … Beldesi, … Mevkiinde, … ada, … sayılı parselde (yenileme ile … ada, … parsel) bulunan taşınmazın hissedarı olan davacı tarafından, söz konusu taşınmazın İzmir 2 Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile 1. derece doğal sit olarak belirlenmesi sonrasında bu kararın kaldırılması istemiyle yapılan 12/11/2007 tarihli başvurunun reddine ilişkin işlem ile taşınmaz üzerinde bulunan kült alanına ait kaya kütlelerinin anıt eser olarak tescil edilmesine ve çevresinde 25 metrelik koruma alanı bırakılmasına ilişkin işlemlerin yargı kararıyla iptal edilmesi sonucunda 250.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 300.000,00 TL tazminata hükmedilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 18/02/2016 tarih ve E:2014/1519, K:2016/1024 sayılı kararı ile onanması ve aynı Dairenin 12/04/2017 tarih ve E:2016/6989, K:2017/2253 sayılı kararı ile karar düzeltme taleplerinin reddedilerek kesinleşmesi üzerine, davacılar tarafından yapılan bireysel başvuru neticesinde, Anayasa Mahkemesinin 28/05/2019 tarih ve 2016/15703 sayılı kararı ile Anayasanın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ve ihlal sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde, davacının 250.000,00 TL maddi tazminat talebinin 113.386,89 TL’lik kısmının kabulü, bu tutarın (görevsiz Asliye Hukuk Mahkemesi’nde) davanın açıldığı 22/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi, kalan 136.613,11 TL’lik maddi tazminat talebi bakımından davanın reddi, davacının 50.000,00 TL manevi tazminat talebi bakımından ise davanın reddi yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, davalı idareler tarafından, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DAVACININ SAVUNMASININ ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 30/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X):
Maddî zarar, kişinin malvarlığında meydana gelen kayıp olarak tanımlanmakta, bu anlamda kişinin malvarlığının aktifini oluşturan kısımda gerçekleşen azalma ile pasifini oluşturan kısımda meydana gelen çoğalmanın onun maddî zararını oluşturduğu kabul edilmektedir.
İdarenin sorumluluğunun koşullarından birisi olan “zarar”ın, gerçekleşmiş, kesin ve belli bir zarar niteliğinde olması gerekmektedir. Buna göre; henüz doğmamış ve doğması muhtemel zararlar ile doğmuş olması kuvvetle muhtemel olmakla birlikte belli bir miktar olarak ispatlanamayan zararların da idare tarafından tazminine karar verilemeyeceği, İdare Hukuku ve İdarî Yargılama Hukuku’nun bilinen ilkeleri arasında bulunmaktadır.
Buna göre; idarenin hizmet kusuru ile verdiği iddia olunan zararların tazmini talepli açılan tam yargı davalarında, oluştuğu iddia olunan zararın kesin ve gerçek bir zarar niteliğinde olması gerekmektedir.
Olayda, davacı maddi tazminat istemine gerekçe olarak; paylı maliki olduğu taşınmaz üzerine konulan 1.derece doğal sit kararının ve anıt eser kararının yargı kararıyla iptal edilmesini göstermekte ve anılan karar olmasaydı taşınmazını istediği şekilde tasarruf edebileceğini, taşınmazı üzerinde bulunan ve tasarrufunu kısıtlayan şerhlerin kendisini sürekli yargı merciilerine başvurmak zorunda bıraktığını, belirtmekte ise de, yukarıda ayrıntıları ile belirtildiği üzere idarenin sorumluluğunun koşullarından birisi olan zararın, gerçekleşmiş, kesin ve belli bir zarar niteliğinde olması gerekmekte olup, henüz doğmamış ve doğması muhtemel zararlar ile doğmuş olması kuvvetle muhtemel olmakla birlikte belli bir miktar olarak ispatlanamayan zararların tazmini mümkün olmadığından, davacının ihtimale dayalı maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, söz konusu taşınmazda hissedar olan davacının bakılmakta olan davayı tek başına açma hakkının olmadığı, diğer hissedarlarla beraber mecburi dava arkadaşlığının olduğu açık olduğundan, diğer hissedarların dava açma konusunda davacıya muvafakat verip vermediğinin de Mahkemece açıklığa kavuşturulduktan sonra dosyanın esasına ilişkin inceleme yapması gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen kısımlar yönünden Mahkeme kararının bozulması gerektiğinden, temyiz konu kararın onanması yönündeki Dairemiz kararına katılmıyorum.