YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12380
KARAR NO : 2016/4535
KARAR TARİHİ : 14.03.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı alacaklı vekili, borçlular aleyhine yürütülen takipte yapılan haciz sırasında davalı 3. kişi şirket tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, haciz adresinde borçlulara ait evrak bulunduğunu, borçlu ile 3.kişi arasında alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı işlem yapıldığını, haczedilen malların borçluya ait olduğunu belirterek, istihkak iddiasının reddi ile davalı 3.kişi aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3.kişi vekili, müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında ortakların akraba olması dışında herhangi bir ilişki bulunmadığını, haczedilen menkullerin müvekkili şirkete ait olduğunu, müvekkili şirketin petrol istasyonu işlettiğini, borçlu şirketin ise sebze meyve komisyonculuğu yaptığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; borçlu şirket ile davalı 3.kişi şirket ortaklarının aynı kişiler olduğu, davalı 3. kişi şirketin kendisine verilen kesin süre ve ihtarata rağmen ticari defter ve belgelerini sunmadığı, davalı 3. kişi şirketin yapılan ihtarata göre, borçlu şirket ile arasında organik bağ olduğunu kabul etmiş sayıldığından bahisle, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı 3.kişi şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; alacaklının İİK’nun 99 maddesine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dosya kapsamı ve toplanan delillere göre, davalı 3. kişi şirketin akaryakıt istasyonu işlettiği, borçlu şirketin ise sebze ticareti yaptığı ve faaliyet alanlarının ve ticari sicil kaydına göre merkezlerinin birbirinden tamamen farklı olduğu, akraba olmakla birlikte ortaklık yapılarının birbirinden farklı olduğu, borçlu şirketin 09.04.2003, davalı 3. kişi şirketin ise 04.10.2004 tarihinde; borcun doğum tarihi olan 27.09.2012 tarihinden çok daha önce kurulduğu, aynı tarihte birlikte temyiz incelemesi yapılan ve tarafları aynı olan Dairemizin 2005/6294 sayılı dosyasında sunulan 14.11.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre; incelenen ticari defter kayıtları uyarınca, borçlu şirket ile davalı 3. kişi şirket arasında mal devrinin olmadığının anlaşıldığı, haczin 3. kişiye ait işyerinde gerçekleşmesi nedeniyle, ispat yükünün İİK’nun 99. maddesine göre davacı alacaklıda olduğu, davacı alacaklı tarafından 3. kişi yararına olan karinenin aksi kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilemediğinden; davanın reddi yerine, oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.03.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.