YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21390
KARAR NO : 2016/5871
KARAR TARİHİ : 31.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
… ile … ve müşterekleri müdahil davalılar … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair …1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen … gün ve … sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş ise de; duruşma isteğinin dava değerinin duruşma talep sınırı altında olması nedeniyle reddine karar verilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, dava konusu … parsel sayılı taşınmazda davalıların kendilerine intikal eden hisseleri 12.09.1995 tarihli satış senedi ile kendisine devrettiklerini açıklayarak dava konusu taşınmazda davalılara ait hisselerin iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Feri müdahil … vekili; davalıların yakın miras bırakanı (anneleri) …’un dava konusu … parsel sayılı taşınmazdaki miras payını 12.03.1984 tarihli adi yazılı sözleşme ile vekil edenine sattığını, davacının taşınmazda hakkı olmadığını açıklayarak davaya müdahil olma taleplerinin kabulüne, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, dava konusu yerin feri müdahil …’a satıldığını, davacıya dava konusu taşınmaz haricindeki diğer taşınmazlardaki paylarını devrettiklerini, 12.09.1995 tarihli sözleşmenin içeriğini bilmeden imza attıklarını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Davanın reddine dair önceki hüküm davacının temyizi üzerine Dairemiz’in … tarih ve … sayılı ilamı ile özet olarak; “…. Bu durumda hukuken geçerli bulunan 12.09.1995 tarihli sözleşme uyarınca davacının satım sözleşmesindeki payı oranında (sözleşmede davacı dışında, dava dışı başka alıcıların da olduğu gözetilerek) davalıların dava konusu taşınmazdaki miras paylarının iptali ile tescile karar verilmesi gerekirken, Mahkemece, delillerin takdiri ve hukuki nitelendirmede hataya düşülerek, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur…” gereğine işaret edilmek suretiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davanın kabulüne ve … numaralı parsel üzerindeki davalılardan Hasan oğlu …’ye intikal edecek 40/460 hissenin, Hasan kızı …’a intikal edecek 40/640 hissenin, Hasan oğlu …’ye intikal edecek 40/640 hissenin ve Hasan kızı …’a intikal edecek 40/640 hissenin iptali ile davacı …’un … parsel üzerindeki hissesine eklenerek tapuda tescilli olan 1/2 hissenin 732/1280 olarak düzeltilmesi ve bu şekilde tapuya tesciline, bakiye kalan 548/1280 hissenin davalılar ve davacının murisi olan … üzerinde bırakılmasına, beyanlar hanesine “… Mahallesi’nde … numaralı parselde tescilli bulunan İslam oğlu .//..
… hissesi üzerinde yapılacak intikal işleminde (mirasçılardan herhangi birinin intikal talebi olduğu takdirde) … oğlu … hissesi Mahkememizin … sayılı dosyası üzerinden verildiğinden intikal sırasında …’a hisse verilmeyeceği” hususunun şerh düşülmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı ve davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Dairemizin yukarıda bahsi geçen … tarih ve … sayılı bozma ilamına uyulduğu belirtildiği halde bozma ilamına aykırı ve talep dışında dava konusu olmayan hisseler hakkında da karar verildiği görülmüştür.
Dosya arasında mevcut tapu kaydı ve mirasçılık belgelerinin incelenmesinde; dava konusu … parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının davacı …, 1/2 payının tarafların ortak miras bırakanı … adına hükmen 07.07.1978 tarihinde tescil edildiği, … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin … sayılı veraset ilamında, muris …’un miras payının tamamının 640 hisse olarak kabul edildiği ve davalıların miras hisselerinin 40/640’ar olduğu görülmüştür.
Davacının talebi, 12.09.1995 tarihli sözleşme gereğince davalıların dava konusu taşınmazdaki hisselerinin iptali ile adına tescili isteğine ilişkindir. Hakim tarafların talebi ile bağlı olup talepten fazlaya veya başka bir şeye hükmedemez ( HMK.26.md). Bozma ilamında da işaret edildiği üzere, 12.09.1995 tarihli sözleşme uyarınca davacının satım sözleşmesindeki payı oranında (sözleşmede davacı dışında, dava dışı başka alıcıların da olduğu gözetilerek) davalıların dava konusu taşınmazdaki toplam miras payları olan 160/640 hissenin 1/5′ i oranında 32/640 payın iptali ile davacı adına tescile karar verilmesi gerekirken, taleple bağlılık kuralı gözden kaçırılarak dava konusu taşınmazda davacıya ait olan ve talep konusu olmayan 1/2 hisse ile, muris …’dan davacıya intikal edecek 60/640 hissenin birleştirilerek ve elbirliği mülkiyetini paylı mülkiyete dönüştürecek şekilde davacının payının 732/1280 olarak düzeltilmesi ve beyanlar hanesine “… Mahallesinde 330 numaralı parselde tescilli bulunan İslam oğlu … hissesi üzerinde yapılacak intikal işleminde (mirasçılardan herhangi birinin intikal talebi olduğu takdirde) … oğlu … hissesi Mahkememizin … sayılı dosyası üzerinden verildiğinden intikal sırasında …’a hisse verilmeyeceği” hususunun şerh düşülmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
O halde Mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar gözönünde bulundurularak, davacının talebi ve bozma ilamında belirtilen hususlar doğrultusunda, gerekli görüldüğü takdirde dava konusu taşınmazda davalıların iptal edilecek hisselerine yönelik yeniden ek bilirkişi raporu alınarak, davacının satım sözleşmesindeki payı oranında (sözleşmede davacı dışında, dava dışı başka alıcıların da olduğu gözetilerek) davalıların miras paylarının iptal edilerek davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken usul ve kanuna aykırı olarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı … ile davalılar … ve … vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden bir kısım davalılara ve davacıya ayrı ayrı iadesine, 31.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.