Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/7297 E. 2016/7511 K. 27.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7297
KARAR NO : 2016/7511
KARAR TARİHİ : 27.04.2016

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 22.4.1994-15.2.1998 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine, karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın pasif husumet nedeniyle davalılardan yönünden ayrı ayrı reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının, köy bekçisi ve köy koruyucusu olarak çalıştığı 22/04/1994-15/02/1998 tarihleri arasındaki hizmetinin tespiti ve eksik primlerin ödenmesi talebine ilişkindir.
Mahkemece, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine doğrudan dava açılamayacağı ve davalı Köy Muhtarlığının ise tüzel kişiliğinin dava tarihinden önce ortadan kalkmış olması nedeniyle, her iki davalı yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasar bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Mahkemece, davacının iş vereni olan köy muhtarlığının tüzel kişiliğinin kaldırılmış olmasına göre, davacının hali hazırdaki iş vereninin ilgili kaymakamlık mı, yoksa ilgili belediye veya il özel idaresi mi olduğu yönünde hiçbir araştırma yapılmamıştır. Diğer taraftan, bu tip hizmet tespiti davalarında SGK yasal hasım olup, mahkemenin davalı Kurum yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davayı reddetmesi usul ve yasaya açıkça aykırıdır. Gerekçede belirtilen 5521 sk m.7/4 hükmü, davalı Kurumun fer’i müdahil sıfatıyla ilgili olup, Kuruma husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği ile bir ilgisi bulunmamaktadır.
Mahkemece yapılacak iş, davanın kamu düzenine ilişkin olduğu göz önünde bulundurularak; köy muhtarı, ihtiyar heyeti üyeleri ve davacı tarafından gösterilen tanıklar dinlenip, bekçi (korucu) seçim mazbatası ve Kaymakamlık onayı ile hizmet bildirimi ve prim ödemeleri dahil tüm deliller eksik şekilde ilgili yerlerden toplanarak kül halinde ele alınıp, somut olayın özelliği de dikkate alınarak, husumet hususu yeniden etraflıca değerlendirilerek, gerçek hasmın belirlenmesi ve masrafı dosyadaki gider avansından karşılanmak üzere davaya re’sen dahil edilerek ve hizmet tespiti davalarında SGK’nın yasal hasım olduğu gözetilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan maddî ve hukukî olgu ve esaslar gözetilmeden, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeler ile, her iki davalı yönünden yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
27.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.