Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2014/8016 E. 2015/433 K. 27.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8016
KARAR NO : 2015/433
KARAR TARİHİ : 27.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
.
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine,…Mahallesi 30 ada 78 parsel sayılı 70114,64 m2 yüzölçümlü taşınmazın tapuda orman niteliği ile kayıtlı olduğunu, davalıların evlerine yol getirmek için orman parseli içinde duvar yapmak suretiyle taşınmaza tecavüzde bulunduklarını ileri sürerek, müdahalelerinin men’i ile taşınmaz üzerinde yapılan duvarın kal’i istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, Hazinenin aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, davacı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2013/393 E. – 2013/5826 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; [Mülkiyetin sağladığı aktif yetkiler (mülkiyetin müspet unsurları); “o şeyde hukuk düzeninin sınırları içinde dilediği gibi tasarruf etme hakkı”dır. Bu tasarruf, malın fiilen kullanılması, semerelerin toplanması, malda değişiklik yapılması, malın tahrip ve tağyir edilmesi gibi fiilî tasarrufları içine aldığı kadar, malı başkasına devretme, üzerinde hak tesis etme gibi hukukî tasarrufları da içine alır. Mülkiyeti koruyucu yetkiler (mülkiyetin menfi unsurları) ise; malikin, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabilmesi ya da her türlü haksız elatmanın önlenmesini dava edebilmesidir. Maddede belirtilen iki dava, doğrudan doğruya mülkiyet hakkına ait yetkilerdir. Bu talepler mülkiyet hakkından kaynaklanır ve varlıklarını mülkiyet hakkından ayrılmaz bir biçimde, ona bağlı olarak sürdürürler (Hukuk Genel Kurulunun 03.02.2010 gün ve 2010/4-4 E. – 2010/56 K. sayılı ilâmı).
Hukuk Genel Kurulu kararında belirtilen ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında, davalı taşınmaz, tapuda orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı bulunmaktadır. Ormanların mülkiyeti Hazineye, intifa hakkı Orman Genel Müdürlüğünü aittir. Bu durumda, mülk sahibi olan Hazinenin dava hakkının bulunmadığından söz edilemez. Bu nedenlerle, tarafların delilleri toplanıp işin esası hakkında hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu gibi karar verilmiş olması yerinde değildir.] denilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu 30 ada 178 sayılı parselde yol ve duvar yaparak yapılan müdahalenin men’ine yapılan imalatın kal’ine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, müdahalenin men’i ve kal istemlerine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları temyiz harcının istek halinde iadesine 27/01/2015 gününde oy birliği ile karar verildi.