Danıştay Kararı 13. Daire 2020/770 E. 2021/5494 K. 30.12.2021 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2020/770 E.  ,  2021/5494 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/770
Karar No:2021/5494

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Petrol Hafriyat İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 02/04/2015 tarihinde yapılan denetimde vaziyet planında mevcut olmayan 5000 litre kapasiteli bir adet plastik tank bulunduğunun ve plastik tanktan alınan numunenin ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğunun tespit edildiğinden bahisle, ulusal marker seviyesi geçersiz akaryakıt ikmali fiili sebebiyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.144.373,00-TL, akaryakıt istasyonunda proje kapsamı dışında tank bulundurulması fiili sebebiyle anılan Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 1.144.373,00-TL olmak üzere toplam 2.288.746,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali ile ihtirazî kayıtla ödenen 1.716.559,50-TL’nin iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin yetkilisi …’in isnat edilen fiillerle ilgili olarak … Asliye Ceza Mahkemesi’nde “izin alınmadan akaryakıt haricinde kalan petrol ürünlerinden akaryakıt üretme, akaryakıt yerine ikmal etme, satışa arz etme, satma, bulundurma, satın alma, taşıma, saklama” suçundan yargılandığı E:… sayılı davada kimya mühendisi bilirkişinin beyanı da dikkate alınarak … tarih ve K:… sayılı karar ile isnat edilen suçu işlemediği anlaşılarak beraatına karar verildiği; mühürleme işlemine karşı … İdare Mahkemesi nezdinde açılan davada, “Bakılan davada her ne kadar akaryakıt istasyonunda istasyon sahası içerisinde 5 tonluk plastik tank içerisinde yaklaşık 5.000 litre karışım tespit edilerek alınan numunelerde ulusal marker ölçümünün geçersiz sonuç verdiği gerekçesiyle işlem tesis edilmiş ise de, dava dosyasındaki belgelerden davacı şirketin dağıtıcı firması olan … Petrol A.Ş.’den 21/02/2014 tarihinde 14.409 litre motorin alımı yaptığı, ancak nakliyeyi yapan tanker şoförünün motorinin bir kısmını yanlışlıkla benzin tankına boşalttığının farkedilmesi üzerine durumun tespitinin yapılarak dağıtıcı firma ve otomasyon firmasına bildirildiği ve ürünün tanktan çekilerek temin edilen su bidonuna boşaltıldığına ilişkin servis formunun düzenlendiği; davacı şirkete bırakılan şahit numunenin ODTÜ Petrol Araştırma Merkezinde yapılan analiz sonucunda düzenlenen 15/04/2015 tarihli analiz raporunda motorin numunesine benzin karışmış olma ihtimalinin yüksek olduğu sonucuna varıldığının belirtildiği, bu hususun da davacı şirketin benzin ve motorinin karıştığı bu nedenle ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu ve bu karışımın anılan su bidonunda muhafaza edildiği beyanını doğruladığı; yapılan denetimde başka bir aykırılık veya kaçak akaryakıt satışına ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığı görüldüğünden, davalı idarece tesis edilen mühürleme işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı” gerekçesiyle mühürleme işleminin iptaline karar verildiği,
Dosya içeriğindeki … tarih ve … sayılı sevk irsaliyesinden davacı şirketin dağıtıcı firmadan 14.409 litre motorin aldığı, aynı tarih ve … sayılı servis formu, davacı şirket tutanağı ve davalı idareye yapılan bildirime ilişkin evraktan tanker şoförünün hatasıyla motorin dolumu yapılan benzin tankından kayıp olarak bildirilen 5.247,64 litre akaryakıt karışımının çekilerek plastik su deposuna boşaltıldığı, 02/04/2015 tarihinde yapılan denetimde tespit edilen ulusal marker seviyesi geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı akaryakıt karışımının davacı şirketin dağıtıcı firmadan 21/02/2014 tarihindeki 14.409 litre motorin alımı sırasında nakliyeyi yapan tanker şoförünün motorinin bir kısmını yanlışlıkla benzin tankına boşalttığının farkedilmesi üzerine tanktan çekilen akaryakıt karışımı olduğu, uzun süre su tankında beklemesi ve benzin motorin karışımı olması sebebiyle geçersiz sonuç verdiği, tağşiş edilmiş akaryakıt görünümü arz ettiği, dava konusu işlemde proje kapsamı dışında tank olarak nitelendirilen 5.000 litrelik seyyar deponun ise mevzuatta yer alan “Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipman” tanımlaması kapsamındaki bir faaliyette kullanmaya elverişli olduğuna ilişkin musluk, vana vb. yahut nakil vasıtası bulunduğu yönünde somut bir tespitin bulunmadığı, sadece 21/02/2014 tarihindeki hatalı dolum sebebiyle tanktan çekilen akaryakıt karışımının muhafazası için kullanıldığı, bu hâliyle mevzuatta yer alan tanıma girmediği; bu durumda, dava konusu işleme esas teşkil eden her bir fiilin sebebinin bilirkişi beyanı, akredite laboratuvar raporu, yargı kararları ve tutanaklarla izah edildiği anlaşıldığından, davacı şirket hakkında 2.288.746,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı, davalı idareye ödenen 1.716.559,50-TL’nin de davacı şirkete iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline, 1.716.559,50-TL’nin davacı şirkete ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 02/04/2015 tarihinde yapılan denetimde istasyonun arka kısmında bulunan 5.000 litrelik su tankı içerisindeki yakıttan alınan numunelerin ulusal marker seviyesinin geçersiz çıktığının, teknik düzenlemelere aykırı olduğunun ve akaryakıt istasyonunda proje kapsamı dışında tank bulundurulduğunun tespit edildiği, davacının iddialarının hiçbir maddi ve hukuki geçerliğinin olmadığı, davacı şirket hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 02/04/2015 tarihinde yapılan denetimde, vaziyet planında mevcut olmayan 5000 litre kapasiteli bir adet plastik tank bulunduğu görülmüş, söz konusu tankta bulunan akaryakıttan alınan numunelerin … PAL tarafından yapılan analizi sonucunda hazırlanan … tarih ve … sayılı analiz raporunda ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı olduğu, ayrıca akaryakıtın tağşiş edildiği tespit edilmiştir.
Bu tespitler esas alınarak davacı hakkında, ulusal marker seviyesi geçersiz akaryakıt ikmali fiili sebebiyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.144.373,00-TL, akaryakıt istasyonunda proje kapsamı dışında tank bulundurulması fiili sebebiyle anılan Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 1.144.373,00-TL olmak üzere toplam 2.288.746,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararı tesis edilmiştir.
Bunun üzerine söz konusu Kurul kararının iptali ve ödenen 1.716.559,50-TL’nin iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun “Lisans sahiplerinin temel hak ve yükümlülükleri” başlıklı 4. maddesinin 4. fıkrasının (l) bendinde, bu Kanuna göre faaliyette bulunanların, kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipmanı bulundurmamak ile yükümlü oldukları; 8. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde, bayilerin tağşiş ve/veya hile amacıyla akaryakıta katılabilecek ürünlerin akaryakıta katılmaması ve istasyonda bulundurulmaması ile yükümlü oldukları; “Ulusal marker” başlıklı 18. maddesinin 4. fıkrasında, numunelerde yapılacak testlerde ulusal markerin gerektiği şart ve seviyede bulunmadığı laboratuvar analizi ile tespit edildiğinde, 19. madde hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
İşlem tarihinde yürürlükte olan hâliyle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde, “18 inci maddenin ihlâli” hâlinde, (3) numaralı alt bendinde ise “4 üncü maddenin dördüncü fıkrasının (l) bendinin ihlâli” hâlinde sorumlulara bir milyon Türk Lirası idari para cezası verileceği kuralı yer almış; 2015 yılı için yeniden değerleme oranında yapılan artırımla bu ceza 1.144.373,00-TL olarak belirlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kural olarak ceza mahkemesinde verilen kararların hukuk hakimi açısından bağlayıcı olmadığı kabul edilmektedir ancak; hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Dolayısıyla ceza mahkemesinde verilen kararların hangi hususlarda bağlayıcı olduğuna dair değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu doğrultuda, ceza hakiminin mahkumiyet ve beraate ilişkin verdiği karar, kusurun var olup olmadığı ve illiyet bağı gibi hususlarda hukuk hakimini bağlamazken, maddi olaya ilişkin yapılan tespitler ile yargılamaya konu fiilin hukuka aykırılığını tespit etmesi bakımından hukuk hakimini bağlayıcı vasıfta olduğu kabul edilmelidir(Yargıtay HGK., 10/01/1975, T/406-1, YKD 1975/9 s.33-36).
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde proje kapsamında olmayan seyyar tank bulundurulduğunun ve tankın içindeki yakıtın ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı olduğunun analiz raporu ile tespit edildiği, bu tespitler üzerine davacı hakkında idari para cezası uygulandığı; idari para cezasına konu fiil sebebiyle şirket yetkilisi hakkında yürütülen ceza davasında, … Asliye Ceza Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile tanker şoförünün hatası nedeniyle benzin tankına motorin boşaltılması sebebiyle kullanılamayacak hâle gelen akaryakıt karışımının depodan çekilerek seyyar tanka boşaltıldığı ve aradan geçen zaman zarfında ulusal marker seviyesinde düşme yaşanabileceği hususunda bilirkişi mütalaası da dikkate alınarak sanığın beraatına karar verildiği görülmektedir.
Yukarıda aktarılan ilkeler çerçevesinde ceza mahkemesince verilen beraat kararının görülmekte olan davaya etkisi değerlendirildiğinde, söz konusu beraat kararındaki maddi vakıaya ilişkin, davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde “proje kapsamında olmayan seyyar tank bulunduğu” ve “tankın içinde bulunan akaryakıtın ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı olduğu”na dair tespitlerin bağlayıcı nitelikte olduğu; ancak, failin kusurunun tespit edilmesi noktasında yapılan değerlendirmelerin bağlayıcı olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
5015 sayılı Kanun’un emredici nitelikteki kuralları dikkate alındığında, bayilerin, yeterli şart ve seviyede ulusal marker içeren ve teknik düzenlemelere uygun akaryakıt sağlanması, tağşiş amacıyla akaryakıta katılabilecek ürünlerin akaryakıta katılmaması ve istasyonda bulundurulmaması ile istasyon sınırları içinde proje kapsamı dışında sabit ya da seyyar tank bulundurulmaması ile yükümlü oldukları; istasyon sınırları dahilinde bulunan akaryakıttan alınan numunelerin ulusal marker seviyesinin geçersiz çıkması ve istasyon sınırları içinde proje kapsamı dışında tank bulundurulması hâlinde sorumlulara idari para cezası uygulanacağı anlaşılmaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta, davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde düzenlenen tutanakta, istasyonun arka kısmında 5.000 litre kapasiteli seyyar tank bulunduğuna ve söz konusu tankın içinde ulusal marker seviyesi geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı akaryakıt bulunduğuna ilişkin tespitlerin yer aldığı, şirket yetkilisi hakkında verilen ceza mahkemesince verilen beraat kararında da aynı tespitlere yer verildiği görülmektedir.
Bu itibarla, her ne kadar idari para cezası verilmesine ilişkin aynı fiiller nedeniyle şirket yetkilisi hakkında açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş ise de ceza mahkemesince maddi olaya ilişkin olarak farklı bir tespitin yapılmadığı, istasyon dahilinde ulusal marker seviyesi geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı akaryakıt bulunduğu ve ayrıca vaziyet planında yer almayan tank bulundurulduğu yönündeki isnadın aksine bir tespite de yer verilmediği dikkate alındığında, sübut bulan fiilleri nedeniyle davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali ile ihtirazî kayıtla ödenen tutarın iadesi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ve 1.716.559,50-TL’nin davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam …-TL harcın istemi halinde davalıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesine, 30/12/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X)KARŞI OY :
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.