DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/465 E. , 2021/3563 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/465
Karar No : 2021/3563
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 08/07/2020 tarih ve E:2017/4015, K:2020/3358 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 24/08/2016 tarih ve 2016/426 sayılı kararı ile yine aynı Kurulun 29/11/2016 tarih ve 2016/434 sayılı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti:Danıştay Beşinci Dairesinin 08/07/2020 tarih ve E:2017/4015, K:2020/3358 sayılıı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları, davacının birleştirme talebi ve Anayasa’ya aykırılık iddiası yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda …. Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, …Cumhuriyet Başsavcılığının …tarih ve …sayılı CBS Soruşturma Dosyası sayılı üst yazısı ekinde Hakimler ve Savcılar Kuruluna gönderilen ByLock kullanıcı bilgilerini içeren belge ile “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”ndan, davacı tarafından …ve …GSM numaralarından, …IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiği, davacının “…” ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğu, yargılandığı …. Ağır Ceza Mahkemesinin E:…sayılı dosyasında, …numaralı GSM hattı ile 13/08/2014-28/01/2015 tarihleri arasında ByLock uygulamasına ait IP adreslerine 706 kez, …numaralı GSM hattı ile ise 02/10/2014-22/11/2014 tarihleri arasında ByLock uygulamasına ait IP adresine 105 kez bağlantı kurduğunun tespit edildiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, avukat olarak görev yaptığı dönemde 667 sayılı KHK ile kapatılan bir derneğin üyesi olduğuna ve toplantılara katıldığına, sınavlara örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına, meslek stajı döneminde örgüt evinde kaldığına ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemden önce kendisine savunma hakkı verilmediği; önce görevden uzaklaştırıldığı ancak 2802 sayılı Kanun’a göre bunun devamı getirilmeden dava konusu işlemin tesis edildiği, yasaların geriye yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği; davalı idarece gönderilen savunmalarda bireyselleştirmede esas alındığını ileri sürdüğü belgelerin meslekten çıkarmadan sonra tesis edilen işlemler olduğu, davalı idarece dava konusu işlemde kişiselleştirme yapılmadığı; tarafsızlık ilkesinin ve makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği; ByLock programını kullanmadığı, bir an aksi düşünülse dahi hukuka aykırı yol ve yöntemle elde edilen delillerin hem ceza hem disiplin hukukunda kullanılamayacağı, ByLock kullanımının somut deliller ile ortaya konulamadığı; tanık ifadelerinin soyut, çelişkili, tutarsız beyanlar olduğu, sanıktan tanık olamayacağı, bu tanıklar hakkında da aynı konuda yargılamaların bulunduğu, söz konusu tanıkların kendisinin hazır bulunduğu kamuya açık bir duruşmada ifadelerini tekrarlamadıkları; salt tanık ifadesi ile idari yargıda işlem tesis edilemeyeceği; Daire kararında vekâlet ücretinin karar kesinleşmeden tahsil edilmeyeceğine yönelik hüküm kurulmaması yönünden de hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 08/07/2020 tarih ve E:2017/4015, K:2020/3358 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 30/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.