Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/19392 E. 2015/29058 K. 23.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19392
KARAR NO : 2015/29058
KARAR TARİHİ : 23.11.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun İİK.nun 168/5.maddesinde öngörülen yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, borcu ödediğini belirterek takibin iptalini istediği, mahkemece, itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu, bu hali ile İİK.nun 168 ve 169.maddeleri kapsamında itfa nedenine dayalı borca itiraz niteliğinde olup, itirazın incelenme yöntemi aynı Kanun’un 169/a maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1.fıkrası uyarınca itfa itirazının resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat edilmesi gerekir. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, sunulan ödeme belgesinin takip konusu senetten doğan borca ilişkin olarak verildiğinin kabul edilebilmesi için, belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunludur.
Somut olayda, borçlunun itirazına dayanak yaptığı 24.02.2011 tarihli belgede “fatura karşılığı alınan senede (15.05.2011 tarihli) mahsuben” yazılı olduğu ve yine takibe konu senet ile aynı miktar üzerinden düzenlendiği, belgenin alacaklıya tebliğ edildiği, ihtarata rağmen alacaklının beyanda bulunmadığı, diğer bir anlatımla ödeme belgesinde tahrifat yapıldığı yönünde bir iddiası bulunmadığı gibi, belge altındaki imzaya da itiraz etmediği görülmüştür. Alacaklı belgede tahrifat yapıldığını iddia etmediğine göre, borçlunun ödeme belgesinde yer alan ibareyi, kendisinin yazdığını beyan etmesinin belgenin vasfına etkisi yoktur.
Bu durumda, anılan belgenin imzası ikrar edilmiş sayılacağından ve takip dayanağı senede de açık atıf bulunduğundan, İİK.nun 169/a maddesi kapsamında belge olduğunun kabulü gerekir.
O halde, mahkemece, itfa itirazının kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.