Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2015/3363 E. 2015/8231 K. 03.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3363
KARAR NO : 2015/8231
KARAR TARİHİ : 03.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, icra takibine konu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek söz konusu senet nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, senedin ve takibin iptaline, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senedin tamamen davacı tarafından yazılarak imzalandığını ileri sürerek davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında toplanan delillere ve ceza davasında alınan iki bilirkişi raporunda senetteki imzanın davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davalı-sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ceza davası kapsamında alınan imza incelemelerine ilişkin bilirkişi raporları yeterli görülmüş olmakla yeniden rapor alınmasına gerek görülmediği, bu durumda davalının davacı hakkında kötü niyetli takip yaptığı gerekçesiyle davanın kabulü ile icra takibine konu edilen senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin ve senedin iptaline, davalı kötü niyetli takip yaptığından senet bedelinin %40’ı oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu senet kambiyo vasfını haiz bono niteliğinde olduğundan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun düzenlenmiş olup anılan Yasa’nın 4/a maddesi hükmü uyarınca mutlak ticari davalardandır. Bu durumda aynı yasanın 5. maddesi. hükmü gereği 01.07.2012 tarihinden sonra Ticaret Mahkemeleri görevli olacaktır. Somut olayda dava 24.09.2012 tarihinde açılmış olmakla 6335 sayılı Yasa ile TTK’nın 5. maddesinde yapılan değişiklikle (5. mad./3. Fıkra) Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlendiğinden ve görev kamu düzeninden olup re’sen her aşamada gözetilmesi gerektiğinden davada Asliye Hukuk Mahkemesi görevsiz olduğu halde görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.