YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14153
KARAR NO : 2016/6223
KARAR TARİHİ : 07.04.2016
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
İHBAR OLUNAN :
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
HMK 26. (HUMK. nun 74) maddesi gereğince hakim, kural olarak iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup talepten fazlasına hüküm veremez.
Öte yandan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 2015 yılı AAÜT’nin 10. Maddesinde, manevi tazminat davalarında avukatlık ücretinin, hüküm altına alınan miktar üzerinden nispi olarak hesaplanacağı, davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına nispi vekalet ücretinin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği, manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda ise; manevi tazminat açısından vekalet ücretinin ayrı bir kalem olarak hükmedilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Somut olayda, Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç, manevi tazminat talebine ilişkin birleşen dava açısından faiz talep edilmediği halde, hüküm altına alınan manevi tazminata faiz işletilmesi, bunun yanında birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen davacı taraf lehine değil de davalı taraf lehine vekalet ücreti takdir edilmesi yönlerinden hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmelidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.M.K.’nun geçici 3. maddesi gereğince ve H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Hüküm fıkrasının manevi tazminata ilişkin 2. bendinde yer alan “olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte” sözcüklerinin silinmesine,
2-Hüküm fıkarasının vekalet ücretine ilişkin 7. bendinin tamemen silinerek yerine bu bent yerine geçmek üzere “7-Mahkememizin bu dava dosyası ile birleştirilen K. sayılı dava dosyasında davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. gereğince, manevi tazminat yönünden 3.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına,
Hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 07/04/2016 gününde oybirliği ile karar verildi.