Danıştay Kararı 10. Daire 2019/537 E. 2021/7107 K. 30.12.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/537 E.  ,  2021/7107 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/537
Karar No : 2021/7107

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu / ANKARA
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Hobi Teknolojik Ürünler Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 4703 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 8. fıkrasına aykırı davrandığından bahisle anılan Kanun’un 12. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi gereğince 7.072,00 TL idari para cezası verilmesine dair Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun … numaralı kararının, bu karara istinaden gönderilen 2016/1567 nolu tahakkuk bildirim yazısının ve para cezasına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesinin 1. fıkrasında; idari para cezasına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabileceği; anılan maddenin 8. fıkrasında da, idarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde, idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının bu işlemin iptali talebiyle birlikte açılan davanın idarî yargı merciinde görüleceğinin öngörüldüğü, anılan Kanun’un 5560 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle değiştirilen 3. maddesinde de, bu Kanun’un idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağının kurala bağlandığı, hakkında 4703 sayılı Kanun kapsamında para cezası verilen ve para cezasıyla birlikte idari yargının görev alanına giren bir işlem tesis edilmediği sabit olan davacı tarafından açılan davanın görüm ve çözümünde, adlî yargının görevli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine verilmiştir.
Bölge Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu uyuşmazlıkta idari yargı yerlerinin görevli olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :
Davacı şirket tarafından, 4703 sayılı Kanun’un 12. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi gereğince 7.072,00 TL idari para cezası verilmesine dair Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun … sıra numaralı kararının, bu karara istinaden gönderilen … nolu tahakkuk bildirim yazısının ve para cezasına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde, idari dava türleri; idari işlemlere karşı açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı açılacak tam yargı davaları ve idari sözleşmelerden dolayı çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak belirlenmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık temyiz aşamasında iken, 05/03/2020 tarihinde kabul edilip 12/03/2020 tarih ve 31066 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu’nun 1. maddesinde, Kanun’un amacının, ürünlerin güvenli ve ilgili teknik düzenlemelere uygun olmasını sağlamak; piyasa gözetimi ve denetiminin esasları ile yetkili kuruluşların görevlerini ve iktisadi işletmeciler ile uygunluk değerlendirme kuruluşlarının yükümlülüklerini belirlemek olduğu kurala bağlanmış; 4. maddesinde, ürünlerin, teknik düzenlemesine uygun olmasının zorunlu olduğu, bu hükmün kullanılmış olmakla birlikte değişiklik yapılarak piyasaya tekrar arz edilen veya arz edilmesi hedeflenen ürünler ile Avrupa Birliği üyesi ülkeler dışındaki ülkelerden ithal edilen eski ve kullanılmış ürünlere de uygulanacağı, teknik düzenlemesine uygun olmayan ürünlerin, uygunsuzlukları giderilmeden piyasaya arz edilemeyeceği, piyasada bulundurulamayacağı veya hizmete sunulamayacağı hüküm altına alınmış; 5. maddesinde, ürünün güvenli olmasının zorunlu olduğu belirtilmiş; 22. maddesinin 2. fıkrasında, bu Kanun hükümlerine göre verilen idari yaptırım kararlarına karşı 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre idari yargı yoluna başvurulabileceği; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 29/6/2001 tarihli ve 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun’un yürürlükten kaldırıldığı; 2. fıkrasında, mevzuatta 4703 sayılı Kanun’a yapılan atıfların bu Kanuna yapılmış kabul edileceği; 26. maddesinde ise, Kanun’un yayımı tarihinden bir yıl sonra yürürlüğe gireceği hükümlerine yer verilmiştir.
10/11/2008 tarih ve 27050 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (ee) bendinde Kurum’un Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunu ifade ettiği düzenlenmiş; 53. maddesinin 1. fıkrasında, “Bu Kanun kapsamındaki cihazların Kurum tarafından yayımlanacak teknik düzenlemelere ve ilgili güvenlik koşullarına uygunluğu, bu konularda üretici ve dağıtıcıların yükümlülüğü, bu cihazların piyasa gözetimi ve denetiminde Kurumun yetki ve sorumluluğu ile Kurum tarafından belirlenecek onaylanmış kuruluşların sorumlulukları hususunda 4703 sayılı Kanunun ilgili hükümleri uygulanır.” hükmü ile; “Kurumun yetkisi ve idarî yaptırımlar” başlıklı 60. maddesinin 6. fıkrasında, “Bu Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasına aykırılık hallerinde, 4703 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde dağıtıcı, üretici ve onaylanmış kuruluşlar bakımından öngörülmüş bulunan idarî para cezaları bir katından dört katına kadar artırılarak uygulanır.
” hükmü yer almıştır. 5809 sayılı Kanun’un “İdarî para cezalarının uygulanması ve tahsili” başlıklı 61. maddesinde, “(1) Kurum tarafından verilen idarî para cezaları, 6183 sayılı Kanun hükümlerine tabi olup, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde Kurum hesaplarına ödenir. Bu süre içerisinde ödenmeyen idarî para cezaları, Kurumun bildirimi üzerine ilgili vergi dairesince 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil olunur. (…) (2) Tahsil olan idarî para cezalarının tamamı Kurum hesaplarına aktarılır.” hükmüne ve “Dava hakkı” başlıklı 62. maddesinde, “(1) İdarî yaptırım kararlarına karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir. Kurum kararlarına karşı açılan her türlü dava öncelikli işlerden sayılır. Kurulun kararları, Kurumun idarî denetimi sırasında yerindelik denetimine tabi tutulamaz. (2) Kurum tarafından açılacak davalarda teminat aranmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
07/04/1983 tarih ve 18011 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2813 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanun’un “Kuruluş” başlıklı 5. maddesinde, “…(Değişik beşinci fıkra: 5/11/2008-5809/67 md.) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu, Kurumun karar organıdır. Kurul, biri başkan olmak üzere toplam yedi üyeden oluşur. Kurul Başkanı Kurumun da başkanıdır. (Değişik birinci cümle: 5/11/2008-5809/67 md.) Kurul Başkanı Kurumun en üst idarî amiridir. Kurumun yönetim ve temsil yetkisi Başkana aittir. Başkan gerektiğinde temsil yetkisini yazılı olarak devredebilir…” hükmü ve “Personel nitelikleri” başlıklı 8. maddesinde, “… (Ek fıkra: 5/11/2008-5809/67 md.) Kurul bu Kanun ve diğer mevzuatta belirtilen görevler yanında aşağıdaki görevleri yapar ve yetkileri kullanır: a) Elektronik haberleşme sektörüyle ilgili uluslararası ilke ve uygulamaları da dikkate alarak ikincil düzenlemeleri yapmak ve kanunlarla Kuruma verilen görevlere ilişkin hususları görüşüp gereken kararları almak. … d) Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak. (Ek fıkra: 5/11/2008-5809/67 md.)Kurul sınırlarını ve gerekçesini belirlemek suretiyle görevlerinden bir kısmını Kurul Başkanına devretmeye yetkilidir. (Ek fıkra: 5/11/2008-5809/67 md.) Başkanın görev ve yetkileri şunlardır: … b) Kurul kararlarının gereğinin yerine getirilmesini teminen gerekli işlemleri yapmak ve uygulanmasını izlemek. c) Hizmet birimlerinden gelen önerilere son şeklini vererek Kurula sunmak…” hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari işlem; idarenin, hukuk âleminde değişiklik, yenilik doğuran idare açıklaması olup, bir tasarruf veya kararın idari işlem sayılabilmesi için, idari makamca verilmiş olması ve idarenin, idare hukuku alanında gördüğü idari faaliyete ilişkin olması gerekmektedir.
İdari makamların, idari faaliyetin görülmesi sırasında kullandıkları kamu gücü ise, söz konusu makamlara, bireyler ile girdikleri ilişkilerde, onların iradesinden bağımsız bir şekilde, hatta karşıt iradelerine rağmen, tek yanlı olarak hukuki sonuçlar ve etkiler yaratabilecek işlemler yapabilme yetki ve yeteneği tanıdığından, kamu gücünün kullanılmasından doğan uyuşmazlıkların idari yargı yerinde görülmesi gerektiği açıktır.
Başka bir ifadeyle, idare hukuku kuralları içinde kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla, kamu gücü kullanılarak tek yanlı irade beyanıyla tesis edilen idari işlemlerden doğan uyuşmazlıklar nedeniyle açılan davaların görüm ve çözümü, idari yargının görev alanında bulunmaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesince; 5326 sayılı Kanun’un kanun yoluna ilişkin 27. maddesinin 1. fıkrasının tüm idari tedbirleri kapsadığı, 4703 sayılı Kanun’da idari yaptırım kararlarına karşı itiraz ve dava yolunun gösterilmediği, incelenen uyuşmazlıkta sulh ceza mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş ise de; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun, 4703 sayılı Kanun hükümleri uyarınca piyasa gözetimi ve denetimi kapsamında aldığı idari yaptırım kararları ya da diğer kanunlar uyarınca aldığı idari yaptırım kararlarına karşı açılan davaların, 5809 sayılı Kanun’un 62. maddesi gereğince ayrım gözetilmeksizin idari yargı yerinde görülmesi gerekmektedir. Ayrıca, 12/03/2020 tarihli ve 31066 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 12/03/2021 tarihinde yürürlüğe giren 7223 sayılı Kanun’un 25. maddesinde, 29/6/2001 tarihli ve 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun’un yürürlükten kaldırıldığının ve mevzuatta 4703 sayılı Kanuna yapılan atıfların bu Kanuna yapılmış kabul edileceğinin; 22. maddesinin 2. fıkrasında ise, 7223 sayılı Kanun hükümlerine göre verilen idari yaptırım kararlarına karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre idari yargı yoluna başvurulabileceğinin belirtilmesi karşısında, usul hükümlerinin derhal uygulanır nitelikte olması gereği anılan Kanun’un yürürlüğünden sonra bakılan davanın görüm ve çözümünde İdare Mahkemelerinin görevli olduğu açıktır.

Bu itibarla, davanın görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/12/2021 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.