Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/1933 E. 2021/3520 K. 30.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/1933 E.  ,  2021/3520 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1933
Karar No : 2021/3520

TEMYİZ EDEN (DAVACI) :… vasisi
KARŞI TARAF (DAVALI) :… Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 12/11/2020 tarih ve E:2017/72, K:2020/5086 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin …. Kurulu Genel Kurulunun …. tarih ve …. sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine yönelik aynı Kurulun … tarih ve …. sayılı kararının iptaline ve 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğundan bahisle iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 12/11/2020 tarih ve E:2017/72, K:2020/5086 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları ve davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda …. Ceza Dairesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamından yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden; davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Unvanlı görev yönünden; davalı idare tarafından dosyaya sunulan davacıya ait hizmet belgesi incelendiğinde; davacının 16/07/1998 tarihinde Vergi Mahkemesi Üyesi olarak göreve başladığı, daha sonra İdare Mahkemesi Üyesi, Adalet Müfettişi ve son olarak Hakimler ve Savcılar Kurulunda Kurul Müfettişi olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY terör örgütünün yargıda etkin olduğu dönemde 24/02/2011 tarihinde Danıştay üyeliğine atandığının görüldüğü, davacının, FETÖ/PDY terör örgütünün yargıda etkin olduğu dönemde yargıda önemli bir makam olan Danıştay üyeliğine atanmasının, yukarıda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu,
HTS Kayıtları yönünden; davalı idare tarafından, davacı hakkındaki iddianamede yer verilen HTS raporu uyarınca, davacının yargının sivil imamı olduğu gerekçesiyle hakkında soruşturma yürütülen C.S. ve E.Y. ile muhtelif tarihlerde aynı yerde bulunduğuna ilişkin tespitler ile diğer üçüncü kişilere yönelik tespitleri davacının anılan terör örgütü ile irtibat ve iltisakına yönelik bir tespit olduğunun ileri sürüldüğü,
Öte yandan, davacının ceza yargılamasının yapıldığı ….. Ceza Dairesinin E:… sayılı kararında, “…… İD tarafından … İD’ye gönderilen …. tarih ve 20:00 saatli: … boş mu bırakılıyor acaba. Bunlar daha önce ılımlıydı. M. Ö A. K.’nın üstüne neden gitmiş, R. Ç. E.Ç. ‘yi boş bırakmamalı bence, Eski dostu, Bulgurcu’nun kocası da hep kardeşlik dostluk diyor neden böyle olduk diyormuş. Neredeyse ağlayacak şekilde Onlara denemez mi dershanelerin ne zararını gördünüz diye” ..Mesajlarda, örgüt için insanların dini duygularını kullanarak kaynak ve insan temini konusunda önemli faaliyet alanı olan dershanelerin kapatılması konusunun ve bu konuda önemli kararlar almaya yetkili Danıştay 8. Dairesi üyelerinin, örgüt mensuplarınca sıkı bir şekilde takip edildiği, sanığın da Danıştay’a atandığı tarihten itibaren görev yaptığı 8. Dairede örgüt mensupları tarafından takip edildiği anlaşılmaktadır… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın …. tarih, … muhabere sayılı yazısı ekinde, V.B.’ın örgüt liderinin İstanbul … FEM Dershanesinde kullanmış olduğu yeri diğer örgüt mensubu üyelerle ziyaret ederek kamp yaptıkları yönündeki beyanları dikkate alınarak hazırlanan bilirkişi raporu dosyamıza gönderilmiş ve duruşmada tartışılmıştır. Sanığın kullandığını beyan ettiği 0505… 32 nolu hattının, toplantının gerçekleştirildiği zaman dilimi dikkate alınarak 19.07.2012 ile 25.07.2012 tarihleri arasında baz bilgilerinden hareketle hazırlanan … tarihli rapora göre, belirtilen tarih aralığında yaklaşık 5 gün hiçbir baz sinyalinin bulunmadığı, mobil hattının tamamen kapalı veya veri trafiğine kapalı ”uçak modu”nda olabileceği değerlendirilmiştir. …’ın aşamalardaki beyanları dikkate alınarak telefonların kullanılmaması, mümkün olduğunca kapalı konumda bulundurulması örgütün aldığı bir tedbir olarak anlaşılmış, bu anlamda sanığın telefonunun bahse konu tarihler arasında kapalı durumda bulunması aleyhine delil olarak kabul edilmiştir..Dosyaya intikal etmiş bulunan ve CMK’ nın 217. madde çerçevesinde celselerde delil olarak tartışılan tanık beyanlarına göre; sanığın, yapı mensuplarının ısrarı ile Danıştay üyeliğine seçildiği, örgütün direktif ve taleplerini ilettiği sohbet toplantılarına katıldığı görülmektedir..” şeklinde bazı tespitlere yer verildiğinin görüldüğü,
Bu durumda, davacının örgütün sivil imamları olduğu gerekçesiyle haklarında soruşturma açılan kişilerle çeşitli tarihlerde ortak baz hareketliliği bulunduğuna yönelik tespitin, davacı hakkında yukarıda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yetkisiz adli mercilerce yapılan soruşturmalar esnasında alınan, doğruluğu tartışmalı itirafçı, tanık ifadeleri ve birtakım raporların, kararın gerekçesi olarak gösterildiği; Daire tarafından, idarenin yerine geçilerek idari kararın gerekçesini oluşturma çabasına girildiği; yargılamanın ceza davası haline dönüştürüldüğü; kararın gerekçesinin genel olarak itirafçı, tanık ifadelerine dayandığı; bu ifadelerin sıhhatsiz olduğu fakat Daire tarafından bu ifadelere “dogmatik”, tartışılmaz bir değer atfedildiği; HTS raporları ile ilgili sinyal çakışmasının bütün toplu yerleşim yerlerinde olabileceği; “emir ve talimat” ile haraket ettiğinin kanıtlanması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının, ceza yargılaması sonucunda silahlı terör örgütüne üyelik suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına yönelik kararın, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği görülmüştür.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 12/11/2020 tarih ve E:2017/72, K:2020/5086 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4.Kesin olarak, 30/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.