DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/2648 E. , 2021/3569 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/2648
Karar No : 2021/3569
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. ….
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 12/03/2021 tarih ve E:2017/509, K:2021/653 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı kurulun … tarih ve …. sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 12/03/2021 tarih ve E:2017/509, K:2021/653 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde, davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ise ciddi görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu” ve “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”ndan; davacının … ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Öte yandan, davacının … numaralı Bylock kullanıcıları ile olan yazışma içerikleri incelendiğinde; davacı ile örgüt mensupları arasında Tango isimli programa geçişten bahsedildiği ve kullanıcı isimlerinin paylaşıldığı, Eagle isimli program ile VPN programının kullanımından söz edildiği, ayrıca mail içerikleri ve IP log tablosunun gönderilmiş olduğu, ev oturmalarının aile ziyareti gibi dışarıdan görünmesi gerektiğinin belirtildiği ve kendilerini gizleme amaçlarının olduğunun görüldüğü, bu durumda, davacının adına açıkça yer verildiği görülen örgütsel faaliyet kapsamındaki ByLock yazışma içeriklerinin, davacı hakkında kararda aktarılan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olarak değerlendirildiği,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Daire kararının, baştan aşağı gerçekleri tersyüz eden, değerleri ve kavramları birbirine karıştıran, dahası koruyor gibi göründüğü ilkelere zarar veren, objektiflik, nesnellik, nedensellik ve rasyonelliğe dayanmayan, korku ve vehimlere dayalı, ön yargılı bir yaklaşımla, Anayasa’ya, yasalara ve medeni dünya tarafından bilinen tüm hukuk kurallarına aykırı olarak verildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, ihraç işlemindeki delillerin tamamının ceza dosyasından alınan deliller olduğu, bu nedenle en azından ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği, anayasal güvence altına alınan hakimlik teminatının alenen hiçe sayıldığı, işlem tarihinde olmayan delillerin hükme esas alındığı, savunma hakkının, çekişmeli yargılama hakkının, adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin, öngörülebilirlik ilkesinin, kanunilik ilkesinin, non bis in idem ilkesinin, masumiyet karinesinin, özel yaşama saygı hakkının, hukuk devleti ilkesinin, ölçülülük ilkesinin, özel hayatın gizliliği ilkesinin, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının, haberleşme hürriyetinin, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, OHAL’e son verildiği için, OHAL süresiyle sınırlı olarak alınabilecek bir tedbir olan meslekten çıkarma işleminin dayanağı olan KHK’nın geçerliliğini kaybetmesi nedeniyle dava konusu işlemin iptali gerekirken, davanın reddi yönünde verilen kararın Anayasa’nın 15. ve 121. maddeleri ile AİHS’in 15. ve BM MSHS’nin 4. maddesine açıkça aykırı olduğu, ByLock programını kullanmadığı, ByLock delilinin, elde ediliş ve kullanılış şekli itibarıyla hukuka aykırı delil olduğu, Avrupa Konseyi Siber Suçlar Sözleşmesi’ne, Cezai Konularda Uluslararası İşbirliği Kanunu’na, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun ile bu Kanun’un uygulamasına dair İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ile bu Kanun’un uygulanmasına dair Elektronik Haberleşme Sektöründe Kişisel Verilerin İşlenmesi ve Gizliliğin Korunması Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine, Telekomünikasyon Kurumu Tarafından Erişim Sağlayıcılara ve Yer Sağlayıcılara Faaliyet Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edildiği, lehine olan tanık beyanının da bulunduğu, beyanların delil niteliğinin bulunmadığı, demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün ihlal edildiği iddiasının da gerçeği yansıtmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 12/03/2021 tarih ve E:2017/509, K:2021/653 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 30/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.