Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/22675 E. 2014/16534 K. 11.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22675
KARAR NO : 2014/16534
KARAR TARİHİ : 11.06.2014

Hırsızlık suçundan sanık …’nın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/1, 522/1, 59/2 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddesi gereğince 250.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Kanun’un 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair …Sulh Ceza Mahkemesinin 19/12/1994 tarihli ve 1994/69 esas, 1994/87 sayılı kararlarının infazlarını müteakip, hükümlünün adlî sicil arşiv kaydının silinmesi talebi üzerine, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2. ve 3682 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun 8. maddeleri uyarınca arşiv kaydının silinmesine ilişkin …Sulh Ceza Mahkemesinin 26/12/2013 tarihli ve 2013/519 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 21/04/2014 gün ve 2014-8097/27718 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.05.2014 gün ve 2014/154771 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca arşiv kaydının silinmesine karar verilmiş ise de, karar tarihinden önce 11/04/2012 tarihli ve 28261 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adlî Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğini Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 12. maddesinin 1. fıkrası (b) bendi ile arşiv kayıtlarının silinmesi koşullarının yeniden düzenlendiği, kaldı ki yapılan değişiklikle arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin … Genel Müdürlüğünce yapılacağının hükme bağlandığı, öte yandan 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca “Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alman kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya … Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında,
11/04/2012 tarihinden itibaren adlî sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin … Genel Müdürlüğünce yapılması gerektiği gibi sanığın eylemlerinin Anayasanın 76. maddesi kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümlünün, arşiv kaydında yer alan hırsızlık suçu, Anayasanın 76.maddesinde sayılan suçlardan olup, 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun Geçici 2.maddesinin 2.fıkrasında 6290 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle, Anayasanın 76.maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkumiyetlerin, arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren yasanın 12.maddesinin 1.fıkrasındaki koşulların oluşması halinde silinmesi olanaklı hale gelmekle birlikte, arşiv kaydının silinmesine karar verildiği tarihte anılan maddede öngörülen süreler dolmadığı gibi, bu tür suçlar yönünden adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesinde, cezanın erteli olmasının da durumu değiştirmeyeceğine ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.04.2010 gün, 2010/6-46, 2010/93 sayılı kararı da dikkate alınarak kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden,( …) Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 26.12.2013 gün ve 2013/519 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 11.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.