Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/2649 E. 2021/3570 K. 30.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/2649 E.  ,  2021/3570 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/2649
Karar No : 2021/3570

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 25/03/2021 tarih ve E:2017/590, K:2021/800 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … Kurulu Genel Kurulunun …. tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 25/03/2021 tarih ve E:2017/590, K:2021/800 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, üniversitede örgüt evlerinde kaldığına, sınavlara ve mülakatlara örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Ayrıca, davacı tarafından dava açma süresi geçtikten sonra verilen savcı düşüncesine cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki istemleri yanında dava konusu karar nedeniyle yoksun kaldığı maddi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi talep edilmiş ise de, dosyanın tekemmül aşaması dikkate alındığında ayrı bir davanın konusunu oluşturabilecek nitelikte olan ve davanın genişletilmesi yasağı kapsamında kalan istemin incelenme olanağının bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, suçüstü halinin mevcut olmadığı, dava konusu işlemin ölçüsüz ve orantısız olduğu, yargılama boyunca tarafına evrak ve tespitler tebliğ edilmiş, duruşma istemi kabul edilerek duruşmada beyanda bulunmasına imkan sağlanmışsa da, dava konusu meslekten çıkarma işleminin yapıldığı sırada davalı idarenin elinde adına sosyal çevre araştırması denen yasadışı istihbari bilgilerden başka bir veri ve delilin olmadığı, yargılama boyunca beyanları delil olarak gösterilen tanıkların işlemin tesis edildiği sırada var olmadıkları, fakat sonradan delil olarak kullanılmaya çalışıldıkları, açığa alma kararı ile başlayıp dava konusu işlemin tesisi ve yeniden inceleme talebinin reddi ile sonuçlanan süreçte davalı idarenin elindeki bilgi ve belgeleri tarafına tebliğ etmediği, davalı idarenin büyük bir gizlilikle ve işlem muhatabı olarak şahsını dışlayıcı bir şekilde yürüttüğü bu süreç içinde isnattan haberdar olma ve etkin bir savunma yapma imkânının hiç doğmadığı, dava konusu işlemi doğuran sürecin bu şekilde baştan sona Anayasa ve 2802 sayılı Kanun’a aykırı yürütüldüğü, disiplin hukuku hükümlerinin hiçbirine riayet edilmediği hususlarının değişmediği veya ortadan kalkmadığı, anayasal düzene sadakatsiz davranma ithamlarının şahsı açısından hukuki ve somut bir temelinin olmadığı, bu ithamların suç ve cezaların geçmişe yürümeyeceği ilkesine aykırı bir yaklaşımla geçmişe dönük bazı asılsız iddialardan türetildiği, kişiselleştirme yapılmadığı, tanık beyanlarının soyut olduğu, gerçeği yansıtmadığı, adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerinin, savunma hakkının ihlal edildiği, hukuka aykırı ve dayanak teşkil etmeyecek delillerin esas alındığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 25/03/2021 tarih ve E:2017/590, K:2021/800 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 30/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.