Danıştay Kararı 7. Daire 2018/2218 E. 2021/6093 K. 30.12.2021 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2018/2218 E.  ,  2021/6093 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/2218
Karar No : 2021/6093

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Bakanlığı adına …(…) Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : Tasfiye Halinde …Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLLERİ : 1-Av. …
2-Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına 2008 ve 2009 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı beyannamelerle, …sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında geçici ithal edilen eşyalara ilişkin olarak rejim şartlarının ihlal edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen vergiler ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238.maddesi uyarınca karara bağlanan para cezasının itirazsız kesinleştiğinden bahisle tahsili için düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla, 4458 sayılı Kanun’un 201. maddesinde, süresi içinde ödenmeyen kesinleşmiş gümrük vergileri hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği, dolayısıyla kesinleşmeden önce gümrük vergilerine ilişkin tebligatların 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı, 7201 sayılı Kanun’un 28. maddesinde de, adresi meçhul olanlara yapılacak ilanen tebligatın düzenlendiği ve buna göre, öncesinde keyfiyetin tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilmek suretiyle tespit olunacağı, bununla beraber tebliği çıkaran merciin, muhatabın adresini resmi veya hususi müessese ve dairelerden gerekli gördüklerine soracağı ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettireceği düzenlemesine yer verildiği; olayda, davacı adına düzenlenen dahilde işleme izin belgesi taahhüt hesabının müeyyideli kapatılması sonrasında başlangıçta tahsil edilmeyen vergilerin tahsili için ek tahakkuk ve para cezası kararı düzenlenerek tebliğ edildiği, itiraz veya dava yoluna başvurulmadığından, alacağın tahsili için ödeme emri düzenlendiği anlaşılmakta ise de; Mahkemelerinin ara kararına davalı idarece verilen cevapta, ödeme emri içeriği ek tahakkuk ve para cezası kararının ilanen tebliğ edildiğinin bildirildiği ve ilanen tebliğe ilişkin evrakların sunulduğu; incelenen belgelerden ek tahakkuk ve para cezası kararlarının davacının bilinen adresinde tebliğ edilemediğini gösterir alındıya şirketin adresten taşındığı, açık adresinin bilinmediği, tebliğsiz çıkış merciine iade şerhi düşüldüğü ve dağıtıcı tarafından imzalandığı, sonrasında da ilanen tebligat yoluna gidildiği anlaşılmış olup, koşulları oluşmadığı halde yapılan ilanen tebligat nedeniyle usulüne uygun kesinleşmiş bir kamu alacağının varlığından söz edilemeyeceğinden ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ek tahakkuk ve para cezası kararlarının davacıya 7201 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda tebliğ edilmeye çalışıldığı ancak tebliğ edilemediği, başka bir tebliğ imkanı kalmadığından ve davaya konu kamu alacağının zamanaşımına uğrama ihtimali olduğundan ilanen tebliğ yoluna gidildiği, bu nedenle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı şirketin merkez adres değişikliğinin ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarından anlaşılabileceği, davalı idarenin basit bir araştırma ile tebligat adresine ulaşabilmesi mümkün iken ilanen tebliğ yoluna başvurduğu ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.