Danıştay Kararı 5. Daire 2019/5264 E. 2021/5048 K. 30.12.2021 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2019/5264 E.  ,  2021/5048 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5264
Karar No : 2021/5048

DAVACI : …

DAVALI : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nde … olarak görev yapmakta iken 01.09.2016 tarihli ve 29818 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı 02/08/2016 tarih ve 52217814-090/E.442 sayılı “667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Kapsamında Alınan Tedbirler” konulu Genelge’nin A maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Genelgelerin yasa veya yönetmelik hükümlerinin uygulanmasını göstermek ve herhangi bir konuda aydınlatma, dikkat çekmek üzere ilgililere gönderilen yazı, tamim ve sirküler olduğu halde dava konusu genelgeye dayanak oluşturulacak kanun, tüzük ve yönetmeliğin belirtilmediği, kanun ve yönetmelikle düzenlenmeyen bir konuda genelge ile düzenleme yapmanın normlar hiyererarşisine, Anayasa’nın çalışma hakkını düzenleyen 49. maddesi ile suç ve cezalara ilişkin esasları düzenleyen 38. maddesine ve hukuk devleti, eşitlik ve hukuki güvenlik ilkelerine aykırı olduğu, on yıllık meslek hayatı boyunca hakkında idari ve adli soruşturma ve kovuşturma yapılmadığı iddia edilerek dava konusu genelgenin anılan maddesinin iptali istenilmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI :15 Temmuz 2016 tarihinde demokratik hukuk düzenine yönelik darbe girişiminde bulunulduğu, menfur darbe girişimi sonrasında ülke güvenliğinin sağlanması için milletin ve Devletin geleceğini tehdit eden terör örgütleriyle ilişkili tüm kişi, kurum ve kuruluşlara karşı 23/7/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname kapsamında bir takım tedbirlerin uygulamaya konulduğu, sivil havacılık faaliyetlerinin kamu yararına ve millî güvenlik amaçlarına uygun olarak düzenlenmesi, seyahat özgürlüğü ve güvenliğinin sağlanabilmesi, hava yolu ile seyahat eden kişilerin can ve mal güvenliklerinin korunması, uçuş emniyeti ve güvenliğinin sağlanması amacıyla ülke ekonomisi ve güvenliğinde hayati bir öneme sahip olan sivil havacılık sektöründe 667 sayılı KHK kapsamında bir takım tedbirlerin alınması amacıyla çıkarılan dava konusu Genelgenin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ :Anayasa’nın 13. Maddesindeki düzenlemeye göre çalışma ve sözleşme hürriyetine sınırlama getiren düzenlemelerin, Anayasa’da öngörülen sınırlama sebebine uygun olması, kanunla yapılması ve ölçülü olması gerekir. Dava konusu düzenleme, millî güvenliğin sağlanması açısından idari bir önlem niteliğinde olsa da, idari önlemlere başvurulabilmesi bu önlemler bakımından sınırsız bir yetkiye sahip olunması anlamını taşımadığı, zira, temel hak ve ödevlerden olan çalışma hakkına ilişkin bir kuralın, kanunla ve/veya kanun gücünde bir düzenlemeyle düzenlenmesi gerektiği izahtan varestedir. Bu itibarla, dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …’NIN DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı 02/08/2016 tarih ve 52217814-090/E.442 sayılı “667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Kapsamında Alınan Tedbirler” konulu Genelge’nin A maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin iptali istenilmiştir.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün 02/08/2016 tarih ve 52217814-090/E.442 sayılı Genelgesi’nin A maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde, Kamu görevinden çıkarılanların, sivil havacılık emniyet ve güvenliğinin sağlanması amacıyla geçici veya daimi olarak havacılık emniyeti, bakım, onarım veya güvenliği, operasyon alanında yönetici veya çalışan olarak görevlendirelemeyeceği, diğer alanlarda işe alınması planlanan şahıs hakkında güvenlik araştırması yapılmak üzere ilgili veya en yakın havaalanı Mülki İdare Amirliğine bildirileceği yer almıştır.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü , 4 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu ve ilgili mevzuat ile ülkemizin üyesi bulunduğu uluslararası sivil havacılık kuruluşları tarafından belirlenen uluslararası standartlara göre faaliyetlerini yürütmektedir. Söz konusu mevzuata göre UÇUŞ EMNİYETİNİ SAĞLAMAK, Genel Müdürlüğün en önemli görevi ve üyesi bulunulan” uluslararası kuruluşlara karşı sorumluluğudur.
Genel Müdürlüğün uçuş emniyetine ilişkin yükümlülükleri iç hukukumuzda 4 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin, “Görevler ve Yetkiler” başlıklı 437 nci maddesi ile düzenlenmiş olup, anılan maddenin birinci fıkrasının (m) bendinde “Bu Bölümde öngörülen görev ve yetkileri yerine getirmek üzere yönetmelik ve genelgeleri hazırlamak.” hükmü yer almaktadır.
İdare, üstlendiği görevleri yerine getirebilmek için, kamu gücünden kaynaklanan birtakım üstün yetki ve ayrıcalıklarla donatılmak zorundadır. İdarenin kamu gücünden kaynaklanan özel yetkilerinden biri de düzenleme yetkisidir.
İdarenin düzenleme yetkisi, idarenin takdir yetkisinden ve Hukuk devletinin bir gereği olan belirlilik ve düzenli idare ilkesinden kaynaklanmaktadır. İdare takdir yetkisine sahip olduğu hallerde, bu yetkisini eşitlik ilkesine uygun olarak, aynı ve benzer olay ve durumlarda aynı doğrultuda ve aynı işlemleri yapmak yönünde kullanacaktır. İdarenin takdir yetkisini nasıl kullanacağını göstermek için açık düzenlemeler yapması, belirlilik ve düzenli idare ilkesinin gereğidir.
4 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Genel Müdürlüğe verilen Sivil Havacılık alanında veya bu alan ile ilgili diğer konularda konusuna münhasır idari düzenleme yapma yetkisine istinaden 667 sayılı KHK kapsamında Genelge hazırlanmıştır.
Bu durumda, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işlin gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün 02/08/2016 tarih ve 52217814-090/E.442 sayılı “667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Kapsamında Alınan Tedbirler” konulu Genelgenin A maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde, “Kamu görevinden çıkarılanlar, sivil havacılık emniyet ve güvenliğinin sağlanması amacıyla geçici veya daimi olarak havacılık emniyeti, bakım, onarım veya güvenliği, operasyon alanında yönetici veya çalışan olarak görevlendirelemez. Diğer alanlarda işe alınması planlanan şahıs hakkında güvenlik araştırması yapılmak üzere ilgili veya en yakın havaalanı Mülki İdare Amirliğine bildirilir” düzenlemesi yer almıştır.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nde Mühendis olarak görev yapmakta iken 01.09.2016 tarihli ve 29818 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı 02/08/2016 tarih ve 52217814-090/E.442 sayılı “667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Kapsamında Alınan Tedbirler” konulu Genelge’nin A maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
2920 Sayılı Türk Sivil Havacılık Kanununun “Milli Sivil Havacılık Güvenlik Kurulu ve havacılık güvenliği” başlıklı 40. maddesinde; “Tüm sivil havacılık faaliyetleri ile sivil havacılık tesis ve eklentilerinin yasadışı eylemlere karşı korunması amacıyla uluslararası uygulamalara uygun olarak gereken mevzuatı hazırlamak, denetlemek, uygun eğitimlerin alınmasını sağlamak ve ülkemizi uluslararası kuruluşlar nezdinde temsile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı yetkilidir. Bakanlık, bu görevini öncelikle İçişleri Bakanlığı olmak üzere diğer kurum ve kuruluşlar ile koordineli şekilde yürütür.” kuralı, “Uçuş güvenliği” başlıklı 41. maddesinde; “Ulaştırma Bakanlığı uçuş güvenliğinin sağlanması amacı ile havaalanlarında hava trafik kontrolü, haberleşme, seyrüsefer tesisleri ve kolaylıkları, meteoroloji hizmetleri, ışıklandırma, engellerin ortadan kaldırılması gibi hizmetlerin planlanmasını, programlanmasını ve prensiplerini tespit ve temin eder. Bu hizmetlere ilişkin tesis ve sistemlerin çağdaş teknolojiye uygun şekilde Bakanlığa bağlı veya ilgili kuruluş vasıtasiyla tesisini sağlar.” kuralı yer almaktadır.
15/07/2016 günü başlatılan darbe girişimi üzerine; kamu düzeni ve güvenliği açısından Anayasa’nın 120. maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde; Milli Güvenlik Kurulunun olağanüstü hâl ilan edilmesi yönündeki 20/07/2016 günlü, 498 sayılı tavsiye kararı üzerine Bakanlar Kurulunca ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiş, bu karar Türkiye Büyük Millet Meclisinde onaylanarak 21/07/2016 tarihli, 29777 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununun 4. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunca 22/07/2016 tarihinde çıkartılan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname 23/07/2016 tarihli, 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulmuş, anılan KHK’nın 4 maddesinin 3. fıkrasında,” bu madde kapsamında görevlerine son verilen kişilerin, davalı idarece düzenlenen pilot lisansları iptal edileceği (..) bu kişilerin özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olmayacağı” şeklinde düzenleme yapılmııştır.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün uçuş emniyetine ilişkin yükümlülüklerine ilişkin olarak, 4 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin, “Görevler ve Yetkiler” başlıklı 437 nci maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinde, “Bu bölümde öngörülen görev ve yetkileri yerine getirmek üzere yönetmelik ve genelgeleri hazırlamak.” şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Davalı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü 4 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu ve ilgili mevzuat ile ülkemizin üyesi bulunduğu uluslararası sivil havacılık kuruluşları tarafından belirlenen uluslararası standartlara göre faaliyetlerini yürütmektedir. Söz konusu mevzuata göre uçuş emniyetini sağlamak, davalı Genel Müdürlüğün en önemli görevi ve üyesi bulunulan uluslararası kuruluşlara karşı sorumluluğudur.
İdarelerin düzenleyici işlemler yapabilme yetkisi Anayasanın 124. maddesine dayanan anayasal bir yetki olması nedeniyle, idareler tarafından mevzuatla verilen görevlerin yerine getirilmesi amacıyla düzenleyici işlemler yapılabileceği kuşkusuzdur. Ancak, bu düzenlemeler yapılırken, Anayasada yer alan hukuk devleti ilkesi uyarınca, kazanılmış hak, haklı beklenti, idari faaliyetlerin belirliliği ve hukuki güven ilkesi gibi ilkelerin de göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır.
15 Temmuz 2016 tarihinde demokratik hukuk düzenine yönelik darbe girişiminde bulunulmuş olup, darbe girişimi sonrasında ülke güvenliğinin sağlanması için milletin ve Devletin geleceğini tehdit eden terör örgütleriyle ilişkili tüm kişi, kurum ve kuruluşlara karşı 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname kapsamında bir takım tedbirler uygulanma zorunluluğu hasıl olmuştur.
Bu kapsamda, dava konusu “Kamu görevinden çıkarılanlar, sivil havacılık emniyet ve güvenliğinin sağlanması amacıyla geçici veya daimi olarak havacılık emniyeti, bakım, onarım veya güvenliği, operasyon alanında yönetici veya çalışan olarak görevlendirelemez. Diğer alanlarda işe alınması planlanan şahıs hakkında güvenlik araştırması yapılmak üzere ilgili veya en yakın havaalanı Mülki İdare Amirliğine bildirilir” şeklindeki düzenleme olağanüstü hâl kapsamında alınan bir tedbirin sonucu olup, uçuş güvenliğinin sağlanmasında ve yürütülmesinde sorumlu olan ve bu konuda 4 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenleme yapma yetkisi verilen davalı idare, Türk Sivil Havacılık Kanunu ve ilgili mevzuat ile Türkiye’nin üyesi bulunduğu uluslararası sivil havacılık kuruluşları tarafından belirlenen uluslararası standartlara uygun olarak, kamu yararına ve millî güvenlik amaçlarına uygun olarak seyahat özgürlüğü ve güvenliğinin sağlanabilmesi, hava yolu ile seyahat eden kişilerin can ve mal güvenliklerinin korunması, uçuş emniyeti ve güvenliğinin sağlanması amacıyla 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnameye dayanarak çıkarılan hazırlanan dava konusu genelgede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlıkta; davacı tarafından, genelge, yasa veya yönetmelik hükümlerinin uygulanmasını göstermek ve herhangi bir konuda aydınlatma, dikkat çekmek üzere ilgililere gönderilen yazı, tamim ve sirküler olduğu halde dava konusu genelgeye dayanak oluşturulacak kanun, tüzük ve yönetmeliğin belirtilmediği, kanun ve yönetmelikle düzenlenmeyen bir konuda genelge ile düzenleme yapmanın normlar hiyerarşisine, aykırı olduğu iddia edilmiş ise de; dava konusu genelgenin 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununun 4. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunca 22/07/2016 tarihinde çıkartılan ve 23/07/2016 tarihli, 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesinin 3. fıkrası ile ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğün uçuş emniyetine ilişkin yükümlülükleri 4 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin, “Görevler ve Yetkiler” başlıklı 437 nci maddesinin 1. fıkrasının (m) bendi ile verilen yetki uyarınca düzenlendiği anlaşıldığından, davacının aksi yöndeki iddiasına itibar edilmemiştir.
Yine davacı anılan genelgenin Anayasa’nın çalışma hakkını düzenleyen 49. maddesine, hukuk devleti ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddia edilmiş ise de, anılan düzenleme ile “kamu görevinden çıkarılanların, sivil havacılık emniyet ve güvenliğinin sağlanması amacıyla geçici veya daimi olarak havacılık emniyeti, bakım, onarım veya güvenliği, operasyon alanında yönetici veya çalışan olarak görevlendirelemeyeceği, ancak diğer alanlarda işe alınması planlanan şahıs hakkında güvenlik araştırması yapılmak üzere ilgili veya en yakın havaalanı Mülki İdare Amirliğine bildirileceği kurala bağlandığından, davalı idarece, ilgili kişilerin sivil havacılık faaliyetleri kapsamında olan tüm çalışma alanlarının kısıtlanmadığı, kamu güvenliği ve uçuş emniyetinin sağlanması amacıyla ve taraf olduğu uluslararası sivil havacılık sözleşmelerine uygun olarak idarenin takdir yetkisi çerçevesinde hizmetin niteliği ve önemi dikkate alınarak ilgili kişilerin sivil havacılık faaliyetlerinin bazı alanlarında görevlendirilmeyeceği şeklinde yapılan düzenlemenin çalışma hakkını, hukuk devleti ve eşitlik ilkesini ihlal etmediği açık olduğunda davacının iddialarına itibar edilmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün 02/08/2016 tarih ve 52217814-090/E.442 sayılı “667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Kapsamında Alınan Tedbirler” konulu Genelge’nin A maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin iptali istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE,
2. Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden, davanın açılışı sırasında tahsil edilmeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacıdan tahsil edilmesi için müzekkere yazılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.