YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14514
KARAR NO : 2014/5981
KARAR TARİHİ : 05.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Mala zarar verme, Konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-) Suça sürüklenen çocuklar …, …, … hakkında hırsızlık suçundan, … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) 5237 sayılı TCK’nın 31/1. ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11/1. maddeleri uyarınca, 5395 sayılı Kanun’un 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, cezai sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet hükmü kurulan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca danışmanlık tedbirlerine hükmedilmesi,
2-) 5237 sayılı TCK.nun 50/3 maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4 maddesinde “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu taktirde on birinci fıkra hükmü uygulanır “şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Bu itibarla … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından suça sürüklenen
çocuk … hakkında kurulan mala zarar verme suçu yönünden “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği hususunda ihtarat yapılmasına” ilişkin bölümün ve ”Yaşı küçük sanıklar … VE …’in öğrenci oldukları anlaşıldığından 5395 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca haklarında eğitim tedbirine başvurulmasına gerek olmadığından, ancak 5395 sayılı Yasanın 5/a maddesi uyarınca danışmanlık tedbirine başvurulmasına, ayrı ayrı hüküm kesinleştiğinde ailelere ve çocuklara eğitim ve gelişimleri ile ilgili sorunların çözümünde danışman yardımından yararlanmalarına, yaşı küçük sanık …’in bir meslek sahibi olduğu ve çalıştığı göz önüne alınarak 5395 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca haklarında eğitim tedbirine başvurulmasına gerek olmadığından, ancak 5395 sayılı Yasanın 5/a maddesi uyarınca danışmanlık tedbirine başvurulmasına, ayrı ayrı hüküm kesinleştiğinde ailelere ve çocuklara eğitim ve gelişimleri ile ilgili sorunların çözümünde danışman yardımından yararlanmalarına” ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-) Suça sürüklenen çocuklar …, …, … hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas- 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda yakınanın maddi tazminat talebi bulunmadığı gibi dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde suça sürüklenen çocuklara atılı konut dokunulmazlığını bozma suçundan doğan herhangi bir maddi zararın da bulunmadığı, kaldı ki konut dokunulmazlığını bozma suçunun zarar oluşumuna elverişli bulunmadığı da gözetilerek, suça sürüklenen çocukların adli sicil kaydına göre sabıkasız oldukları anlaşıldığından suça sürüklenen çocuklar hakkında, kişilikleri, mevcut adli sicil kayıtları, daha önce hapis cezasına mahkum edilmeyişleri samimi ikrarları gözetilerek TCK.nun 62 ve 51. maddeleri uygulandığı halde, 5271 sayılı CYY.nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilmeden “Sanıkların hırsızlık eylemi nedeni ile verdikleri maddi zararın karşılanmayışı, suç sonrası etkin pişmanlık göstermeyişleri göz önüne alındığında, yasal şartları oluşmadığından ve takdiren CMK nın 231 maddesinin uygulanmasına ayrı ayrı yer olmadığına” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-) Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olup, suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış bulunan suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCY.nın 50/3.maddesi gereğince, aynı maddenin 1.fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-) Yargılama giderlerinin her bir için yapılan gider belirlenmek suretiyle ayrı ayrı alınması gerektiği gözetilmeyerek müteselsilen alınmasına karar verilmesi,
4-) 5237 sayılı TCK’nın 31/1 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11/1.maddeleri uyarınca, 5395 sayılı Kanun’un 5.maddesinde öngörülen koruyuca ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, cezai sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet hükmü kurulan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Kanun’un 5.maddesi uyarınca danışmanlık tedbirlerine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 05.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.