Danıştay Kararı 6. Daire 2018/5196 E. 2021/14611 K. 29.12.2021 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2018/5196 E.  ,  2021/14611 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2018/5196
Karar No : 2021/14611

KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVALI) : …Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN ÖZETİ : Danıştay Altıncı Dairesince verilen 30/10/2017 tarihli, E:2016/1655, K:2017/8411 sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Dava konusu imar planı revizyonlarıyla uyuşmazlığa konu taşınmazın eğitim tesis alanı fonksiyonu kaldırılarak yerine konut alanı, park ve yol alanı kullanım kararlarının getirildiği görülmektedir.
İşlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 27. maddesinde; “İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik alt yapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için: 1) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik alt yapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık ve kuruluşların görüşü alınacaktır. 2) İmar planındaki bir sosyal ve teknik alt yapı alanının kaldırılabilmesi ancak bu tesisin hizmet götürdüğü bölge içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Uyuşmazlık incelendiğinde, Emet İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün olumlu görüşü doğrultusunda taşınmazın eğitim tesis alanı fonksiyonu kaldırılmış ise de, dava konusu imar planı revizyonları ile kaldırılan eğitim tesis alanına eşdeğer yeni bir alanın ayrılmadığı, taşınmaz için getirilen kısmi konut alanı kullanım kararı ile sosyal teknik altyapı alanının azaltıldığı, nüfus yoğunluğunun ise arttırıldığı anlaşıldığından dava konusu imar planı revizyonlarında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, davalının karar düzeltme isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki “Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır.” kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 30/10/2017 tarihli, E:2016/1655, K:2017/8411 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi:
Dava, davacının hissedarı olduğu Kütahya İli, Emet İlçesi, …Mahallesi, …Mevkii, …ada, …parsel sayılı taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planında eğitim tesis alanı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ilkokul alanı olan işlevinin konut alanı, yol ve park alanı olarak değiştirilmesi yönündeki 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun kabulüne ilişkin …tarihli, …sayılı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunun kabulüne ilişkin …tarihli, …sayılı belediye meclis kararları ile anılan kararlara karşı yapılan itirazın reddi yolundaki …tarihli, …sayılı belediye meclis kararının iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, dava dosyasının ve mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; planlama alanında toplam alan dağılımı ve nüfus değerleri üzerinden yapılan değerlendirme doğrultusunda plan onama sınırları içerisinde öngörülen eğitim tesis alanı miktarının ilgili mevzuat hükümlerinde öngörülen standartların altında olduğu anlaşıldığından dava konusu plan revizyonlarının planlama teknikleri, şehircilik ilkeleri ve kamu yararı açısından hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş, bu karar davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İşlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 3194 sayılı İmar Kanununun “Tanımlar” başlıklı 5. maddesinde; nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla bütün olan plan olarak; uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgilerini ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
İşlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 16. maddesinde; “Hazırlanacak her ölçekteki imar planlarının yapım ve değişikliklerinde planlanan beldenin ve bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak sosyal ve teknik donatı alanlarında EK-1 deki tabloda belirtilen asgari standartlara uyulur.” 27. maddesinde; “İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik alt yapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için:
1) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik alt yapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık ve kuruluşların görüşü alınacaktır.
2) İmar planındaki bir sosyal ve teknik alt yapı alanının kaldırılabilmesi ancak bu tesisin hizmet götürdüğü bölge içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir.” düzenlemeleri yer almaktadır.
Dava konusu işlem tarihinden sonra yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 11. maddesinde; “İmar planlarının yapımı ve değişikliklerinde planlanan alanın veya bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak kentsel, sosyal ve teknik altyapıalanlarında bu Yönetmeliğin EK-2 Tablosunda belirtilen asgaristandartlara ve alan büyüklüklerine uyulur” 24.maddesinde; “İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır.
(2) İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz.
(3) İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için:
a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır.
b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur.
c) Düzenleme ortaklık payından elde edilen alanların yüzölçümleri toplamının altına düşülmemek kaydıyla, plan değişikliği ile kaldırılan yol alanlarının miktarları, düzenleme ortaklık payından oluşturulan park, çocuk bahçesi, meydan gibi açık ve yeşil alanlarda kullanılabilir. Ancak yol hariç düzenleme ortaklık payına tabi bir kullanımın kamu ortaklık payına tabi bir kullanıma dönüştürülmek istenilmesi halinde, düzenleme ortaklık payına tabi alanın hizmet edeceği etki alanında eşdeğer bir alan ayrılır…”kuralına yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın dava konusu edilen imar planı revizyonlarından önce eğitim tesis alanı ve ilkokul alanında kaldığı, imar planlarının onaylanmasının üzerinden uzun süre geçtiği halde taşınmazın kamulaştırılmaması üzerine davacının 02/07/2013 tarihinde Emet İlçe Özel İdare Müdürlüğüne kamulaştırma istemiyle yaptığı başvuru üzerine Kütahya İl Genel Meclisince kamulaştırılması istenen taşınmazın bulunduğu bölgede yapılması planlanan 16 derslikli … Ortaokulu’nun ihale aşamasına geldiği ve Emet İlçesi genelinde ilköğretim ve genel liselerde derslik başına düşen öğrenci sayısının 18 olduğu belirtilerek söz konusu taşınmazın kamulaştırılmasına gerek olmadığı yönündeki …tarihli, …sayılı kararın alındığı, Emet Belediye Başkanlığınca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden imar planı çalışmalarına esas olmak üzere alınan …tarihli, …sayılı görüş yazısında uyuşmazlık konusu taşınmazın kamulaştırılmasına gerek olmadığı yönünde görüş verildiği ve bunun üzerine dava konusu imar planı revizyonlarıyla uyuşmazlık konusu taşınmazın eğitim tesis alanı ve ilkokul alanından çıkartılarak konut alanı, yol ve park alanı olarak ayrıldığı anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesi kararında hükme esas alınan bilirkişi raporunda; revizyon imar planlarının eş zamanlı olarak hazırlandığı, arazi kullanım kararları ve ulaşım altyapısı öngörüleri açısından plan kademelenmesi ilkelerine göre ölçekler arası tutarlılığın sağlandığı, taşınmaz üzerinde daha önce öngörülmüş olan eğitim tesis alanının kaldırılmasında erişilebilirlik ve ulaşılabilirlik açısından niteliksel olarak herhangi bir sakınca bulunmadığı, alanda söz konusu taşınmazın servis sağlayabileceği nüfusa hizmet verebilecek 350 metre mesafede eğitim tesis alanının bulunduğu, taşınmazın konut alanı kullanımına yönelik özel bir yoğunluk kararı getirilmediği, yakın çevresindeki yoğunluk kararları ile uyumlu olduğu, taşınmazda öngörülen park alanı fonksiyonunun çevresiyle uyumlu olduğu dava konusu imar planı revizyonlarının bu yönleri ile şehircilik ilkeleri ve planlama tekniklerine uygun olduğu ancak plan onama sınır içerisinde ayrılan eğitim tesis alanı miktarının ilgili mevzuat hükümlerinde öngörülen asgari standartların altında kaldığı yolunda tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu imar planı revizyonlarında belirlenen eğitim tesis alanı miktarının ilgili mevzuat hükümlerinde öngörülen asgari standartların altında kaldığı değerlendirmesi yönünden uyuşmazlık incelendiğinde;
Dava konusu imar planı revizyonlarına ait plan açıklama raporu incelendiğinde, planlama alanının üç alt bölge olarak tanımlandığı, Bölge 2’de sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılmadığı, Bölge 1’de 157,613 m2, Bölge 3’de 67.301 m2 olmak üzere toplamda 224.914 m2’lik eğitim tesis alanının ayrıldığı anlaşılmaktadır.
İşlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin eki olan EK-1’deki tabloda sosyal ve teknik donatı alanlarının asgari standartları kreş-anaokulu için 1 m2/kişi, ilköğretim için 4 m2/kişi, orta öğretim için 3 m2/kişi olarak belirlenmiş, bu doğrultuda dava konusu imar planı revizyonlarıyla kreş+anaokulu için 30.000 m2, ilköğretim 120.000 m2, orta öğretim için 90.000 m2 olarak toplamda 240.000 m2 asgari eğitim tesis alanı öngörülmüştür. Dava konusu işlemlerin onaylandığı tarihten sonra yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin eki olan EK-2’deki tabloda ise kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarının asgari standartları anaokulu için 0,5 m2/kişi, ilkokul için 2 m2/kişi, orta okul için 2 m2/kişi, diğer eğitim tesis alanları için 2 m2/kişi olarak belirlenmiştir. Buradan hareketle yürürlükte bulunan Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine göre dava konusu revizyon imar planları için eğitim tesis alanı asgari miktarı hesaplandığında, kreş+anaokulu için 15.000 m2, ilköğretim için 60.000 m2, orta öğretim için 60.000 m2 ve diğer eğitim tesisleri için ise 60.000 m2 olmak üzere toplamda 195.000 m2’lik eğitim tesis alanına ihtiyaç olduğu, davaya konu imar planı revizyonlarında ise toplamda 224.914 m2’lik eğitim tesis alanının zaten ayrıldığı, dolayısıyla söz konusu asgari standartların karşılanmış olduğu görülmektedir. Bu durumda, sonradan yürürlüğe giren yeni Yönetmelikle beraber eğitim tesis alanı miktarı ile ilgili hukuka aykırılığın ortadan kalktığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Kaldırılan eğitim tesis alanına karşılık eşdeğer alan ayrılmadığı değerlendirmesi yönünden uyuşmazlık incelendiğinde ise;
Taşınmazla aynı bölgede 16 derslikli bir ortaokulun planlandığı, ilçe genelinde ilköğretim ve liselerde derslik başına düşen öğrenci sayısının 18 olduğu, taşınmazın eğitim tesis alanı olarak kamulaştırılmasına gerek olmadığı, alandaki mevcut eğitim tesis alanlarının ihtiyaca cevap verdiği yolundaki Emet İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün …tarihli, …sayılı olumlu görüşü doğrultusunda eşdeğer alan ayrılmaksızın taşınmazın eğitim tesis alanı fonksiyonunun kaldırıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda aktarılan gerek mülga Yönetmelikte gerekse meri Yönetmelikte düzenlenmiş olan eşdeğer alan ayrılmadan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılmayacağı kuralının katı bir şekilde uygulanması halinde ilgili yatırımcı kuruluşların görev alanında kalan ancak yatırım programına dahi alınmamış olan ve ihtiyaç duyulmadığı değerlendirilen sosyal, teknik altyapı alanlarında değişiklik yapılmasının tamamen önüne geçilmesine, söz konusu sosyal, teknik alt yapı alanlarının atıl halde kalmasına, bu alana isabet eden taşınmaz sahiplerinin mülkiyet hakkının uzun süre kısıtlanmasına, kamulaştırma yapılsa dahi ihtiyaç duyulmayan bir sosyal teknik alt yapı alanı için kamu kaynaklarının harcanmasına neden olunacağı açık olduğundan ilgili yatırımcı kuruluşun olumlu görüşü alınmak suretiyle bu alanların kullanım kararlarının değiştirilmesinde kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Uyuşmazlığa konu olayda bu husus gözetilerek dava konusu işlemlerin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, taşınmaz için öngörülen arazi kullanım kararlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygun olduğu ve planlama alanındaki mevcut eğitim tesis alanlarının bölgede yaşayan nüfusun ihtiyacını karşıladığı anlaşıldığından, ilgili yatırımcı kuruluşun olumlu görüşü doğrultusunda hazırlanan dava konusu imar planı revizyonlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddine karar verilmesi gerekirken dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, …. İdare Mahkemesince verilen …tarihli, E:…K:…sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 29/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.