Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/6699 E. , 2021/7148 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6699
Karar No : 2021/7148
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : Tasfiye Halinde … İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: : 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35/3. maddesinde yer alan sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğüne aykırı davranış sebebiyle davacı şirket hakkında uygulanan idari yaptırım kararından kaynaklanan kamu alacağının cebren tahsili amacıyla düzenlenen … tarihli, … numaralı, 179.088,00 TL bedelli ödeme emrinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, sermayesi 250.000,00 TL’nin üzerinde bulunan anonim şirketler için avukat bulundurma zorunluluğunun getirildiği, bu zorunluluğun limited şirketler için öngörülmediği, davacı şirketin 15.11.2001 tarihinde limited şirket olarak kurulduğu, İzmir 4. Noterliği’nin … tarih ve … yevmiye nolu nevi değişikliği işlemi ile anonim şirkete dönüştüğü, bu değişikliğin 10.10.2013 tarih ve 8423 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği dikkate alındığında, şirketin nevi değiştirmeden önce limited şirket iken sermaye artırımı yapmak suretiyle esas sermayesinin 250.000,00 TL’nin üzerine çıktığı 31.12.2009 tarihinden 10.10.2013 tarihine kadar geçen dönem için avukat bulundurma zorunluluğunun olmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan dava konusu ödeme emrine karşı açılan bu davada davacı şirketin iddialarının 6183 sayılı Kanunun 58. maddesinde düzenlenen “böyle bir borcu olmadığı” kapsamında değerlendirildiğinde, ödeme emrinin avukat bulundurma zorunluluğu olmayan 31.12.2009 tarihinden 10.03.2013 tarihine kadar olan döneme isabet eden 74.206,50 TL’lik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bu kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline; bu miktarı aşan 104.881,50 TL’lik kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesinin davanın reddine yönelik kısmına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusu yönünden ise; ödeme emrinin dayanağı olan idari para cezasının vadesi geldiği halde ödenmediği, idari yaptırım kararına yapılan itirazın … Sulh Ceza Hakimliği’nin … D.İş sayılı kararı ile süre yönünden reddine, bu karara yapılan itirazın da … Sulh Ceza Hakimliğinin … D.İş sayılı kararı ile reddine karar verildiği ve dolayısıyla kamu alacağının kesinleştiği, davacı iddialarının 6183 sayılı Kanunun 58. maddesi uyarınca “böyle bir borcu olmadığı” veya “kısmen ödediği” veya “zamanaşımına uğradığı” kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, kesinleşen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin 74.206,50 TL’lik kısmında da 6183 sayılı Yasa hükümlerine ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme Kararının iptale ilişkin kısmının kaldırılmasına ve bu kısım yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdari yaptırım kararının esası incelenmeden Sulh Ceza Hakimliğince süre yönünden reddine karar verilmiş ise de, daha sonradan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrine karşı 6183 sayılı Kanunun 58. maddesi uyarınca böyle bir borcun bulunmadığı sebebine dayalı olarak dava açılabileceği, nevi değişikliği öncesi döneme ait verilen idari para cezalarına yönelik iddiaların da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği, öte yandan şirketin 2015 yılında almış olduğu ceza sebebiyle 07.04.2016 tarihli genel kurulda alınan karar gereği tasfiye sürecine girdiği, bu durumun 08.07.2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edildiği, tasfiye sürecine giren bir şirketin ticari faaliyetlerine son vereceği açık olduğundan bu statüde bulunan bir şirketin sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğünden de bahsedilemeyeceğinden tasfiye sürecinden sonraki dönem için idari para cezası verilemeyeceği, diğer taraftan yerel mahkeme kararında ödeme emrinin iptal edilen dönemine ilişkin olarak şirketin nevi değişikliğine ilişkin ilanın yapıldığı tarih 10.10.2013 olmasına karşın mahkeme kararında 10.03.2013 şeklinde yazılarak hatalı hesaplama yapıldığından, belirtilen maddi hatanın da giderilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 29/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.