YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/27917
KARAR NO : 2014/20479
KARAR TARİHİ : 10.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü :
I- Mala zarar verme suçundan yapılan incelemede;
Sanık … müdafiinin mala zarar verme suçundan kurulan hükmü temyiz etmediği belirlenerek ve sanık … … yönünden yapılan incelemede;
Sanık … …hakkında mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre hükmün; 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 Sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından, sanık … müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
II- Hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 esas ve 2009/13 karar sayılı kararında belirtildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararın esas alınması, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli bir suç olmadığı, hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı, bu suç nedeniyle oluşan bir zararın bulunmadığı, işyerinin kapısında meydana gelen zararın da mala zarar verme suçuna ilişkin olması karşısında, kasıtlı bir suçtan mahkumiyetleri bulunmayan sanıklar hakkında 5271 Sayılı CMK’nin 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken “Katılan zararı giderilmediğinden” biçimindeki yasal ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10/09/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.