Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2015/16029 E. 2016/4743 K. 11.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16029
KARAR NO : 2016/4743
KARAR TARİHİ : 11.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat .. tarafından, davalı … aleyhine 05/12/2012 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 02/04/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı biçiminde hüküm kurulmuş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı kurumda araştırma görevlisi olarak çalışan davacının, dava dışı üniversitedeki yüksek lisans görevini yüklenme ve kefalet senedi hükümlerine aykırı olarak sonlandırması nedeniyle idare tarafından borç tahakkuk ettirilmiş; eldeki davada, yüklenme ve kefalet senetlerinin geçersizliğinin ve borçlu bulunulmadığının tespiti istenilmiştir.
Mahkemece, yargılama aşamasında yapılan Kanun değişikliği nedeniyle tahakkukun geri alındığı ve davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle yazılı biçimde hüküm oluşturulmuştur.
Yargı yolu sorunu, öncelikle ve kendiliğinden irdelenmelidir.
Dosyada bir örneği mevcut bulunan . .. sayılı kararında da belirtildiği üzere; davacı ile davalı üniversite arasında imzalanmış bulunan taahhüt ve kefalet senedi, özel hukuk alanında tesis edilmiş bir sözleşme niteliğinde bulunmamaktadır. Kamu gücüne dayalı olarak düzenlenmiş olup; buna bağlı olarak yapılan borç tahakkuku da, salt idari bir işlem niteliğindedir. Şu durumda, uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekir.
Yargı yolu sorunu, açıkça veya hiç ileri sürülmese de kendiliğinden (re’sen) dikkate alınır. Mahkemece, yargı yolu bakımından görevsizlik kararı yerine yazılı biçimde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre, öteki temyiz itirazlarının ise incelenmesine yer olmadığına 11/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.