YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6478
KARAR NO : 2015/9176
KARAR TARİHİ : 22.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Mahkemece davanın kabulüne yönelik olarak verilen 20/06/2013 tarihli ikinci hüküm davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2013/17464 E- 2014/1923 K. sayılı 27/01/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur. Bozma ilamında, ”Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış, ilk raporda davalı bankanın davacıdan 10.351,60 TL. ana para, 13.152,97 TL. faiz alacağı bulunduğu tespit edilmiş, ikinci raporda ise dosya üzerinde yapılan inceleme üzerine davacının davalı bankadan 5.400,32 TL. alacaklı olduğu tespitinde bulunulmuştur.Bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden itiraza uğramış hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu gerekli araştırma ve incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de olanak verecek açıklıkta değildir. Bu nedenle mahkemece, davalı bankanın defter ve kayıtları ile dayanağı belgeler üzerinde kredi sözleşmesi hükümleri gözönüne alınmak suretiyle konusunda uzman yeni bir bilirkişi veya bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak hesabın kat tarihi itibariyle alacağın ulaştığı miktar belirlenip, bu miktara kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz ve faizin gider vergisi hesaplanıp,kapitalize edilerek temerrüt tarihindeki asıl alacak belirlenmelidir. Bu yönler gözetilmeden yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. ” denilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nın 72.maddesine dayalı olarak açılmış menfi tespit davası olup, menfi tespit davalarında davacının alacak-borç durumunun dava tarihi itibariyle belirlenmesi gerekir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamanın dava tarihi olan 13/02/2009 tarihinden sonraki bir tarih itibariyle yapıldığı, ayrıca icra dosyasındaki ödeme ve borç tutarlarına ilişkin herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığı görülmüştür. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, bu yönler ve davacının rapora itirazları gözetilerek Yargıtay denetimine elverişli bir ek rapor alınıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.