YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20635
KARAR NO : 2014/16762
KARAR TARİHİ : 12.06.2014
Hırsızlık, konut dokunulmazlığı bozma ve mala zarar verme suçlarından suça sürüklenen çocuk hakkında … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 07/05/2012 tarih 172-320 sayılı kararının, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine, dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda; 27.03.2014 gün, 2013/19966 E, 2014/8432 K. sayılı ilam ile suça sürüklenen çocuk hakkında hükümlerin düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın,düzelterek onama kararına 29.04.2014 gün, 2012/156943 sayılı itirazı üzerine dosya dairemize gönderilmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 308. maddesinin, 6352 Sayılı Yasanın 99. maddesi ile eklenen 3. fıkrası uyarınca yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk hakkında, yerel mahkeme tarafından mala zarar verme suçundan sonuç olarak 2 ay 6 gün hapis cezasının 2 ay süre ile internet kafelere gitmekten yasaklanması tedbirine çevrilmesi cezası verildiği ve kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezası tedbire çevrilen çocuk sanığın tedbirin gereklerine uymaması halinde 5237 sayılı TCK.nun 50/6. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceğinin suça sürüklenen çocuğa ihtar edilmesine dair karar verilmesi yasaya aykırı olduğu yönündeki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
Dairemizin 27/03/2014 Gün, 2013/19966 E, 2014/8432 K. sayılı düzelterek onama ilamının mala zarar verme suçu yönünden KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir,ancak;
5237 sayılı TCK.nun 50/3.maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4.maddesinde “Çocuklar
hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Her ne kadar 5237 sayılı TCK.nun 50/6. maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında 5237 sayılı TCK.nun 50/6.maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm kısmından “Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan tebligata rağmen seçenek yaptırımının gereğinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde seçenek yaptırımına çevrilmiş olan hürriyeti bağlayıcı cezanın tamamen veya kısmen infazına karar verileceğinin uyarılmasına (uyarıldı)” ilişkin bölümün çıkarılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.06.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.