Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/4717 E. , 2021/6077 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4717
Karar No : 2021/6077
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : Tasfiyesi Tamamlanmış … Kumaşçılık İhracat ve İthalat Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Bakanlığı adına
…(…) Gümrük Müdürlüğü …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı, .. tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşya nedeniyle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük, katma değer vergileri ve dampinge karşı vergi ile bunlar üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezalarına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davayı ehliyet yönünden reddeden mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesinin 6. fıkrası hükmü uyarınca Tetkik Hâkimi …’ın açıklamaları dinlenildikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun; 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, ehliyet hususu, ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, ehliyetsiz kişi tarafından açılan davaların reddine karar verileceği hükme bağlanmış olup; bu hükümlere göre, idari davalarda davayı açan ve davanın yöneltildiği kişilerde dava ehliyetinin varlığı, açılan davaların incelenebilmesi için zorunlu bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; 21/02/2019 tarihinde tasfiyesi tamamlanarak ticaret sicilindeki kaydı silinen davacı şirket adına tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen bölge idare mahkemesi kararının bozulması istemiyle temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, şirketlerin tüzel kişilikleri, ticaret sicilinden silinmeleriyle sona erer. Olayda, adına işlem tesis edilen şirketin tüzel kişiliği de, ticaret sicilinden silindiği tarihte sona ermiş bulunmaktadır. Bu tarihten sonra, sözü edilen şirketin haklara sahip olması, borçlu kılınması ve temsili hukuken mümkün değildir. Bunun sonucu olarak, tüzel kişiliğin sona ermesinden önce tesis edilen işlemlerin de, herhangi bir hukuki sonuç doğurması; hukuki sonuç doğurmayan işlemlerin ise, herhangi bir kişinin menfaatini ihlal etmesi söz konusu olamaz. Ancak, mevzuatta sorumluluklarını düzenleyen hükümler uyarınca, münfesih şirketin ortakları veya kanuni temsilcileri ya da tasfiye memurları adına bu sıfatları nedeniyle tesis edilen veya edilecek işlemlerin bunların menfaatini etkileyeceği tartışmasızdır.
Bu hukuki durum karşısında; münfesih şirket adına tesis edilen işlemin ve bu işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen kararın herhangi bir hukuki sonuç doğurması söz konusu olmadığı gibi münfesih şirketin davada taraf olma ya da temyiz etme ehliyeti de bulunmadığından temyiz başvurusunun esasının incelenmesi olanaklı değildir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.