DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/1223 E. , 2021/3448 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1223
Karar No : 2021/3448
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 14/10/2020 tarih ve E:2017/5156, K:2020/4391 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin …tarih ve …sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 14/10/2020 tarih ve E:2017/5156, K:2020/4391 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda …. Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve Daireleri kararının verildiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından davacı hakkında düzenlenmiş “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”nın “ID’yi Kullanan Kullanıcılar” başlığı altında davacının adı ve TC kimlik numarasının olduğu, “SGK Kayıtları” başlığı altında davacının 2011-2015 yılları arasında Diyarbakır Adliyesinde görev yaptığı, “ID’yi Ekleyenlerin verdikleri İsimler” başlığı altında K.G. isimli kişinin davacıyı “…”, …ID numaralı kullanıcının davacıyı “…” olarak kaydetmiş olduğu, netice itibarıyla davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”nın incelenmesinden davacının bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu,
Öte yandan, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün HSK’da etkin olduğu dönemde daha önce bu yönde bir tecrübesi olmadığı halde yargıda önemli bir görev olan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görevlendirilmesinin yukarıda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu işlemle özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin, AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, olayda 2802 sayılı ve 6087 sayılı Kanunlardaki usullerin ve güvencelerin uygulanmamasının açıkça hukuka aykırı olduğu, sadece 667 sayılı KHK hükmünün uygulanamayacağı; dava konusu işlem tesis edilirken savunmasının alınmadığı, hakimlik teminatının gözetilmediği, kararda bireyselleştirme yapılmadığı, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin, adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, erişim hakkının, cezaların şahsiliği ilkesinin, özel hayata ve aile hayatına saygı ilkesinin, ifade hürriyetinin ihlal edildiği; temyize konu Daire kararının şablon gerekçelerle verilmiş olup, hiçbir kişiselleştirme yapılmadan ve hukuki altyapısı olmayan değerlendirmelerle dolu olduğu, bu doğrultuda yer verilen delillere bakıldığında, ByLock kullanıcısı olmadığı, bu dijital verilerin yasal bir delil olmadığı ve yasal yollardan elde edilmediği, istihbarat bilgisi niteliğinde olan bu verilerin delil olarak kullanılmasının mümkün olmadığı, bu yönde verilmiş birçok yüksek mahkeme kararı bulunduğu; hakkında ifadesi bulunan herhangi bir gizli tanık bulunmadığı, YARSAV’ın üye olduğu tarih itibarıyla yasal bir dernek olarak kurulduğu, bu Derneğe 2007 yılında herhangi bir emir ve talimat almadan üye olduğu ancak aktif olarak görev almadığı; yine sosyal çevre bilgilerine yer verilmesinin açıkça fişleme olduğu, ayrıca hakkındaki ceza yargılamasının halen kesinleşmediği, dolayısıyla kesinleşmemiş bir mahkumiyet kararının asla bir mahkeme kararına esas alınamayacağı; diğer yandan kıdemi ve tecrübesi gereği Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak atanmasının gayet olağan olduğu belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 14/10/2020 tarih ve E:2017/5156, K:2020/4391 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 29/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.