Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/1732 E. 2021/3362 K. 29.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/1732 E.  ,  2021/3362 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1732
Karar No : 2021/3362

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 23/12/2020 tarih ve E:2019/6735, K:2020/5892 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: …Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğrencisi olan davacı tarafından, 18/08/2012 tarih ve 28388 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinin; 5. maddesinin 1. fıkrasının (a), (c) ve (ç) bentlerinin; 6. maddesinin 1. fıkrasının (b), (c), (ç), (e) ve (f) bentlerinin; 7. maddesinin 1. fıkrasının (ç), (d) ve (f) bentlerinin; 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç), (e), (f) ve (g) bentlerinin; 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bentlerinin; 10. maddesinin; 12. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin; 13. maddesinin 1. fıkrasındaki “Soruşturmanın bu süre içerisinde bitirilememesi halinde soruşturmacı, gerekçeli olarak ek süre verilmesi talebinde bulunur. Soruşturma açmaya yetkili disiplin amiri, uygun bulduğu taktirde soruşturma süresini uzatabilir.” cümlelerinin ve 3. fıkrasındaki “Ancak, disiplin amir veya kurulunun, bir adli yargı hükmüne ihtiyaç duyduğu hallerde; zamanaşımı süresi adli yargı hükmünün kesinleştiği günden itibaren başlar. Söz konusu ihtiyaç, yetkili disiplin amir veya kurulunun alacağı bir karar ile tespit edilir.” şeklindeki cümlelerinin; 15. maddesinin 2. fıkrasının “Yazılı savunma sunulduktan sonra soruşturmacı öğrenciye ek sorular yöneltebilir.” şeklindeki ikinci cümlesinin; 16. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “ve alınan savunma” ibaresinin; 18. maddesinin 2. fıkrasının; 4. fıkrasında yer alan “rektörlük tarafından yürütülen soruşturmalarda ise üniversite yönetim kurulu” ibaresinin ve 5. fıkrasındaki “rektör” ibaresinin; 25. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Disiplin cezası vermeye yetkili amir veya kurul kararlarında hangi tarihten itibaren uygulanacağı belirtilmediği takdirde” ibaresinin; 26. maddesinin 2. fıkrasının “Red halinde, disiplin kurulu veya yetkili disiplin amiri red gerekçesini göz önünde bulundurarak itirazı karara bağlar.” şeklindeki son cümlesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 23/12/2020 tarih ve E:2019/6735, K:2020/5892 sayılı kararıyla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/04/2017 tarih ve E:2016/4019, K:2017/1660 sayılı kısmen bozma kararına uyularak;
Yönetmeliğin 12. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi; 18. maddesinin 2. fıkrası; aynı maddenin 4. fıkrasında geçen “rektörlük tarafından yürütülen soruşturmalarda ise üniversite yönetim kurulu” ibaresi ve 5. fıkrasındaki “rektör” ibaresi yönünden;
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 54. maddesinin (b) bendinde, “Bir fakülte, enstitü veya yüksekokulun içinde veya dışında öğrencilerin işlemiş oldukları disiplin suçlarından dolayı soruşturma yapmaya ve doğrudan gerekli cezayı vermeye veya disiplin kuruluna sevketmeye ilgili fakülte dekanı, enstitü veya yüksekokul müdürü yetkilidir.” hükmünün yer aldığı,
Kanun’da yer alan bu düzenlemede, yükseköğretim öğrencileri ile ilgili disiplin soruşturması açmaya ve disiplin cezası vermeye ya da disiplin kuruluna sevketmeye yetkili olanların, fakülte dekanı, enstitü veya yüksekokul müdürü olarak belirlendiği, bunların arasında üniversite rektörlerinin sayılmadığının görüldüğü,
Bu bağlamda, müşterek alan veya mekanlarda toplu öğrenci eylemleri ile ilgili olarak disiplin soruşturması açmaya ve uyarma, kınama ve yükseköğretim kurumlarından bir aya kadar uzaklaştırma cezası vermeye yetkili amir olarak üniversite rektörlerinin sayılmasına, ayrıca rektörlük tarafından yürütülen soruşturmalarda üniversite yönetim kurulunun disiplin kurulu olarak görev yapmasına ilişkin hükümler içeren anılan düzenlemelerin, üst hukuk normu olan 2547 sayılı Kanun’un 54. maddesinin (b) bendine aykırı olduğu,
Yönetmeliğin 13. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “…Ancak, disiplin amir veya kurulunun, bir adli yargı hükmüne ihtiyaç duyduğu hallerde; zamanaşımı süresi adli yargı hükmünün kesinleştiği günden itibaren başlar. Söz konusu ihtiyaç, yetkili disiplin amir veya kurulunun alacağı bir karar ile tespit edilir.” cümleleri yönünden;
Davacı tarafından, 13. maddenin 3. fıkrasında yer alan hükmün, keyfi uygulamalara imkan verecek bir düzenlenme olduğu, idareye geniş takdir yetkisi tanıdığı, ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin çok uzun sürdüğü, düzenlemenin, Yönetmeliğin 17. maddesinde yer alan “Aynı olaydan dolayı, öğrenci hakkında ceza kovuşturmasının başlamış olması, disiplin soruşturmasını geciktirmez. Öğrenci hakkında ceza kovuşturması açılmış olması, kanuna göre mahkûm olması veya olmaması disiplin cezasının verilmesine engel teşkil etmez.” hükmü ile çeliştiğinin ileri sürüldüğü,
Dava konusu bu kural ile, kamu düzeninden olan zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasının, bir adli yargı hükmünün kesinleşmesine bağlandığı ve buna karar verme yetkisinin de yetkili disiplin amir veya kuruluna verildiği, hangi olaylarda adli yargı hükmünün kesinleşmesinin bekleneceğine ilişkin herhangi bir kriter de bulunmayıp, bu konunun tamamen yetkili disiplin amiri veya kurulunun takdirine bırakıldığı,
Bu durumda, dava konusu kuralın, kamu yararına aykırılık teşkil ettiği ve aynı zamanda Yönetmeliğin 17. maddesi ile de çeliştiği anlaşıldığından, hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçeleriyle,
18/08/2012 tarih ve 28388 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nin 12. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin; 18. maddesinin 2. fıkrasının; aynı maddenin 4. fıkrasında geçen “rektörlük tarafından yürütülen soruşturmalarda ise üniversite yönetim kurulu” ibaresinin; 5. fıkrasındaki “rektör” ibaresinin; 13. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “…Ancak, disiplin amir veya kurulunun, bir adli yargı hükmüne ihtiyaç duyduğu hallerde; zamanaşımı süresi adli yargı hükmünün kesinleştiği günden itibaren başlar. Söz konusu ihtiyaç, yetkili disiplin amir veya kurulunun alacağı bir karar ile tespit edilir.” cümlelerinin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Dairenin ilk kararında vekalet ücretine hükmedildiğinden ve bu karar hukuken varlığını sürdürdüğünden, yeniden vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, üniversitenin güvenliği, gözetimi ve denetiminden birinci derecede sorumlu olan rektörün müşterek alan veya mekanlarda toplu öğrenci eylemleri ile ilgili olarak disiplin soruşturması açma yetkisi için Kanun’da ayrıca düzenleme bulunmasına hukuken bir gereklilik olmadığı, adli yargı kararının beklenilmesi gereken durumların öncelikle adli yargıya intikal etmiş durumlar olduğu, bu hallerde yetkili disiplin amiri veya kurulunun alacağı bir kararla, zamanaşımı süresinin adli yargı hükmünün kesinleştiği günden itibaren başlamasına karar verilmesinin hukuka uygun olduğu, söz konusu kararların idari yargı denetimine açık olması nedeniyle kamu yararına aykırı bir kullanımın da söz konusu olmayacağı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 2. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 4. fıkrasında, “Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır.” denilmiş; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/04/2017 tarih ve E:2016/4019, K:2017/1660 sayılı kısmen bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu Yönetmeliğin 12. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin; 18. maddesinin 2. fıkrasının; aynı maddenin 4. fıkrasında geçen “rektörlük tarafından yürütülen soruşturmalarda ise üniversite yönetim kurulu” ibaresinin; 5. fıkrasındaki “rektör” ibaresinin; 13. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “…Ancak, disiplin amir veya kurulunun, bir adli yargı hükmüne ihtiyaç duyduğu hallerde; zamanaşımı süresi adli yargı hükmünün kesinleştiği günden itibaren başlar. Söz konusu ihtiyaç, yetkili disiplin amir veya kurulunun alacağı bir karar ile tespit edilir.” cümlelerinin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 23/12/2020 tarih ve E:2019/6735, K:2020/5892 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.