Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/163 E. 2021/3363 K. 29.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/163 E.  ,  2021/3363 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/163
Karar No : 2021/3363

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- …Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

2- …Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 30/09/2020 tarih ve E:2016/5933, K:2020/3934 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fransızca Öğretmenliği Bölümü öğrencisi olan davacının kınama cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin …tarih ve …-…sayılı Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü işleminin, söz konusu cezaya yapılan itirazın reddine ilişkin 05/04/2016 tarih ve 12/71 sayılı Anadolu Üniversitesi Yönetim Kurulu kararının ve 18/08/2012 tarih ve 28388 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 30/09/2020 tarih ve E:2016/5933, K:2020/3934 sayılı kararıyla;
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 54. maddesi ile 65. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin (9) numaralı alt bendinde yer alan kurallar aktarılarak,
Dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi yönünden;
Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde, “Yükseköğretim kurumuna ait kapalı ve açık mahallerde yetkililerden izin almadan toplantılar düzenlemek” fiilinin, yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezasını gerektiren disiplin suçları arasında sayıldığı,
Davacı tarafından, dava konusu düzenlemenin uluslararası sözleşmelere ve Anayasa’da yer alan, düşünce ve kanaat hürriyeti ile toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına ilişkin maddelere aykırı olduğunun ileri sürüldüğü,
Davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin Anayasa’ya ve 2547 sayılı Kanun’a dayanılarak çıkarıldığı, bu nedenle toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının Kanun’la sınırının çizilmiş olduğunun savunulduğu,
Anayasa’nın 38. maddesinin 3. fıkrasında, “Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.” hükmüne yer verildiği,
Ayrıca, Anayasa’nın dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 124. maddesinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren, kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri kuralının yer aldığı, Anayasa’nın aktarılan hükmü ve normlar hiyerarşisi bağlamında, bir kanun hükmüne dayalı olarak hazırlanan yönetmelikler ile kanun hükümlerine açıklık getirilmesi ve kanun hükümlerinin uygulamaya geçirilmesinin amaçlandığı,
Kanun koyucunun genel prensiplerini belirlediği konularda, idarelerin yasama organının çizdiği sınırlar içerinde, Anayasa, kanun ve tüzük gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kaydıyla düzenleme yapabileceğinin açık olduğu,
Yönetmeliğin iptali istenilen 6. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi ile aynı Yönetmeliğin 2. maddesinde Yönetmeliğin dayanağı olarak gösterilen 2547 sayılı Kanun’un 54. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde yer alan disiplin suçunun, 2547 sayılı Kanun’un 54. maddesinde belirlenen genel çerçeve kapsamında kaldığı, ölçülülük ilkesi ile üst hukuk normlarına aykırı bir yönünün bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı,
Nitekim, dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin de iptali istemiyle açılan davada, anılan bent yönünden davanın reddine ilişkin Dairelerinin 09/05/2016 tarih ve E:2012/9483, K:2016/4594 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/04/2017 tarih ve E:2016/4019, K:2017/1660 sayılı kararı ile onanarak ve karar düzeltme istemi de 15/05/2019 tarih ve E:2018/26, K:2019/2314 sayılı kararı ile reddedilerek kesinleştiğinin görüldüğü,
Davacının kınama cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin …tarih ve …-…sayılı Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü işlemi ile söz konusu cezaya yapılan itirazın reddine ilişkin …tarih ve …sayılı Anadolu Üniversitesi Yönetim Kurulu kararı yönünden;
Davacı tarafından, soruşturmanın usulüne uygun yürütülmediği ve zamanaşımına uğradığının ileri sürüldüğü,
Davalı Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü tarafından, soruşturma başlatılabilmesi için olayın bilinmesinin yeterli olmayıp öğrencilerin de net olarak bilinmesinin gerektiği, bu nedenle İl Emniyet Müdürlüğünden görüntülerin gelmesi üzerine süresi içinde soruşturma başlatıldığının savunulduğu,
Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nin “Soruşturma süresi ve zamanaşımı” başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasında “Disiplin soruşturmasına olayın öğrenilmesini müteakip derhal başlanır. Soruşturma, onay tarihinden itibaren onbeş gün içinde sonuçlandırılır.”; 2. fıkrasında “Bu Yönetmelikte sayılan disiplin suçu niteliğindeki eylemleri işleyen öğrenciler hakkında, bu eylemlerin işlenildiğinin soruşturma açmaya yetkili amirlerce öğrenildiği tarihten itibaren;
a) Uyarma, kınama, yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezalarında bir ay içinde,
b) Yükseköğretim kurumundan bir veya iki yarıyıl için uzaklaştırma ile yükseköğretim kurumundan çıkarma cezalarında üç ay içinde,
disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde, disiplin cezası verme yetkisi zaman aşımına uğrar.” hükümlerinin yer aldığı,
Olayda; dava konusu disiplin cezasına sebep teşkil eden olayın 27/11/2015 tarihinde meydana geldiği, Eskişehir Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 18/12/2015 tarihinde davalı Anadolu Üniversitesi kayıtlarına giren yazıyla, dava konusu olayda yer alan öğrencilerin isimlerinin bildirildiği, ancak davacının bu isimler arasından yer almadığı, davalı üniversitenin 24/12/2015 tarihli yazısıyla Eskişehir Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünden öğrenciler hakkında işlem tesis edilebilmesi için olayın görüntülerinin talep edildiği, Eskişehir Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 04/01/2016 tarihli yazısıyla söz konusu görüntülerin üniversiteye gönderildiği, bunun üzerine 14/01/2016 tarihinde soruşturma başlatıldığının anlaşıldığı,
Buna göre, davacının emniyet tarafından bildirilen listede yer almayıp, davalı üniversiteye gönderilen görüntülerden tespit edilerek soruşturmaya dahil edildiği, başka bir ifadeyle, olay tarihinde ve daha sonra emniyet tarafından bildirilenler arasında davacının olayla ilgisinin kurulmadığı, dava konusu Yönetmeliğin 13. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, disiplin suçu niteliğindeki eylemleri işleyen öğrenciler hakkında, bu eylemlerin işlenildiğinin öğrenildiği tarihten itibaren soruşturma başlatılacağı belirtilmiş olup, davacı yönünden de dava konusu disiplin cezasına konu eylemin işlenildiğinin öğrenildiği tarihten itibaren süresi içinde soruşturma açıldığının görüldüğü,
Bu durumda; dava konusu disiplin cezasına dayanak teşkil eden maddenin hukuka uygun bulunduğu ve davacının üzerine atılı fiili işlediği anlaşılmakla, davacıya verilen kınama cezasında ve bu cezaya karşı yapılan itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçeleriyle,
davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 2547 sayılı Kanun’da “yükseköğretim kurumuna ait kapalı ve açık mahallerde yetkililerden izin almadan toplantılar düzenlemek” şeklinde bir düzenlemenin bulunmadığı, Kanun maddesinin yorumlanması yoluyla disiplin cezası üretilmesinin kanuni dayanaktan yoksun olduğu, dava konusu düzenlemenin uluslararası sözleşmelere ve Anayasa’da yer alan, düşünce ve kanaat hürriyeti ile toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına ilişkin maddelere aykırı olduğu, Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi hukuka aykırı olduğundan bu maddeye dayanılarak tesis edilen disiplin cezasının da hukuka aykırı olduğu, olayda disiplin soruşturmasının usule aykırı olarak yürütüldüğü ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Daire kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
27/11/2015 tarihinde, Anadolu Üniversitesinde gerçekleştirilen “Eskişehir’de Geleceğin Sektörleri ve Türkiye Almanya İşbirliği Havacılık ve Raylı Sistemler” konulu toplantıya katılacak olan birkaç ilin valisini protesto etmek amacıyla bir grup öğrencinin Yunus Emre Kampüsünde açık mahalde izin almadan toplantı düzenledikleri gerekçesiyle Rektörlük Makamının …tarih ve …-…sayılı soruşturma onayına istinaden disiplin soruşturması başlatılmıştır.
Söz konusu soruşturma sonucunda düzenlenen soruşturma raporunda; davacının izinsiz toplantı gerçekleştiren grubun içinde yer aldığı belirtilerek, Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde yer alan “Yükseköğretim kurumuna ait kapalı ve açık mahallerde yetkililerden izin almadan toplantılar düzenlemek” fiilini işleyen davacının daha önce disiplin cezası almamış olması sebebiyle aynı Yönetmeliğin 23. maddesi uyarınca bir alt ceza olan kınama cezasıyla cezalandırılması teklif edilmiştir.
Bu teklif doğrultusunda, Rektörlük Makamının …tarih ve …-…sayılı işlemiyle, Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nin 6/f, 23. ve 5. maddeleri uyarınca davacının kınama cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Bu cezaya karşı davacı tarafından yapılan itiraz, Anadolu Üniversitesi Yönetim Kurulunun …tarih ve …sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Öğrencilerin disiplin işleri” başlıklı 54. maddesinde, “Soruşturma, yetkiler ve cezalar:
a. Yükseköğretim kurumları içinde veya dışında yükseköğretim öğrenciliği sıfatına, onur ve şerefine aykırı harekette bulunan, öğrenme ve öğretme hürriyetini, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kısıtlayan, kurumların sükün, huzur ve çalışma düzenini bozan, boykot, işgal ve engelleme gibi eylemlere katılan, bunları teşvik ve tahrik eden, yükseköğretim mensuplarının şeref ve haysiyetine veya şahıslarına tecavüz eden veya saygı dışı davranışlarda bulunan ve anarşik veya ideolojik olaylara katılan veya bu olayları tahrik ve teşvik eden öğrencilere; eylem başka bir suçu oluştursa bile ayrıca uyarma, kınama, bir haftadan bir aya kadar veya bir veya iki yarıyıl için kurumdan uzaklaştırma veya yükseköğretim kurumundan çıkarma cezaları verilir.
b. Bir fakülte, enstitü veya yüksekokulun içinde veya dışında öğrencilerin işlemiş oldukları disiplin suçlarından dolayı soruşturma yapmaya ve doğrudan gerekli cezayı vermeye veya disiplin kuruluna sevketmeye ilgili fakülte dekanı, enstitü veya yüksekokul müdürü yetkilidir.
c. Disiplin soruşturmasına, olay öğrenilince derhal başlanılır ve soruşturma engeç onbeş gün içinde sonuçlandırılır.
d. Hakkında kovuşturma yapılan öğrenciye sözlü veya yazılı savunma hakkı verilir. Tanınan süre içinde savunma yapmayan öğrenci bu hakkından vazgeçmiş sayılır.
e. Disiplin cezaları, ilgili öğrenciye yazı ile bildirilir. Durum, öğrenciye burs veya kredi veren kuruluşa ve Yükseköğretim Kuruluna duyurulur. Yükseköğretim kurumundan çıkarma kararlarına karşı onbeş gün içinde üniversite yönetim kuruluna itiraz edilebilir. Cezalar öğrencinin dosyasına ve siciline işlenir.
f. Bu maddeye göre yapılacak işlemler sırasında gerekirse öğrenciye, bağlı bulunduğu öğretim kuruluşunda, ilan yoluyla tebligat yapılabilir.
g. Yükseköğretim kurumundan çıkarma kararı bütün yükseköğretim kurumlarına, Yükseköğretim Kurulu, emniyet makamları ve ilgili askerlik şubelerine bildirilir. (İptal ikinci cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 28/4/2011 tarihli ve E.: 2009/59, K.: 2011/69 sayılı Kararı ile.)” hükmü yer almıştır.
18/08/2012 tarih ve 28388 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nin “Yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezasını gerektiren disiplin suçları” başlıklı 6. maddesinde “(1) Yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezasını gerektiren eylemler şunlardır;
a) Öğrenme ve öğretme hürriyetini engelleyici eylemlerde bulunmak,
b) Disiplin soruşturmalarının sağlıklı bir şekilde yürütülmesini engellemek,
c) Yükseköğretim kurumundan aldığı kendine hak sağlayan bir belgeyi başkasına vererek kullandırmak veya başkasına ait bir belgeyi kullanmak,
ç) Yükseköğretim kurumunda kişilerin şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü veya yazılı eylemlerde bulunmak,
d) Yükseköğretim kurumu personelinin, kurum içinde ya da dışında, şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü veya yazılı eylemlerde bulunmak,
e) Yükseköğretim kurumunda alkollü içki içmek,
f) Yükseköğretim kurumuna ait kapalı ve açık mahallerde yetkililerden izin almadan toplantılar düzenlemek.” hükmüne,
“Soruşturma açmaya yetkili amirler” başlıklı 12. maddesinde “1) Disiplin soruşturması açmaya yetkili amirler şunlardır;
a) Fakülte öğrencilerinin işlemiş oldukları disiplin suçlarından dolayı dekan,
b) Enstitü öğrencilerinin işlemiş oldukları disiplin suçlarından dolayı enstitü müdürü,
c) Yüksekokul ve meslek yüksekokulu öğrencilerinin işlemiş oldukları disiplin suçlarından dolayı müdür,
ç) Konservatuvar öğrencilerinin işlemiş oldukları disiplin suçlarından dolayı konservatuvar müdürü,
d) Müşterek alan veya mekanlarda toplu öğrenci eylemleri ile ilgili olarak üniversite rektörleri.
(2) Soruşturma açmaya yetkili amirler, soruşturmayı bizzat yapabilecekleri gibi soruşturmacı veya soruşturmacılar tayini suretiyle de yaptırabilirler.” hükmüne,
“Soruşturmanın sonuçlandırılması” başlıklı 18. maddesinde ise “(1) Uyarma, kınama ve yükseköğretim kurumlarından bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezaları ilgili fakülte dekanı, enstitü, konservatuvar, yüksekokul veya meslek yüksekokulu müdürünce verilir.
(2) Müşterek mekanlarda işlenen disiplin suçlarından dolayı uyarma, kınama ve yükseköğretim kurumlarından bir aya kadar uzaklaştırma cezası verme yetkisi rektöre aittir.
(3) Yükseköğretim kurumundan bir veya iki yarıyıl için uzaklaştırma cezası ile yükseköğretim kurumundan çıkarma cezaları, yetkili disiplin kurulunca verilir.
(4) Fakülte, enstitü, konservatuvar, yüksekokul ve meslek yüksekokulunca yürütülen soruşturmalarda bu birimlerin yönetim kurulları, rektörlük tarafından yürütülen soruşturmalarda ise üniversite yönetim kurulu disiplin kurulu görevini yerine getirir.

(5) Soruşturma dosyasını inceleyen rektör, dekan, müdür veya disiplin kurulu, gerekli görürse noksan saydığı belirli soruşturma işlemlerinin tamamlanmasını aynı soruşturmacıdan veya disiplin kurulunun bir üyesinden isteyebilir.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Daire kararının Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendine ilişkin kısmı yönünden;
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Sekizinci Dairesi kararının, 18/08/2012 tarih ve 28388 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi yönünden davanın reddine ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Daire kararının davacının kınama cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin …tarih ve …-…sayılı Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü işlemi ile söz konusu cezaya yapılan itirazın reddine ilişkin …tarih ve …sayılı Anadolu Üniversitesi Yönetim Kurulu kararına ilişkin kısmı yönünden;
Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nin “Soruşturma açmaya yetkili amirler” başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde “Müşterek alan veya mekanlarda toplu öğrenci eylemleri ile ilgili olarak üniversite rektörleri.” hükmü, “Soruşturmanın sonuçlandırılması” başlıklı 18. maddesinin 2. fıkrasında ise “Müşterek mekanlarda işlenen disiplin suçlarından dolayı uyarma, kınama ve yükseköğretim kurumlarından bir aya kadar uzaklaştırma cezası verme yetkisi rektöre aittir.” hükmü yer almakta olup, Danıştay Sekizinci Dairesinin 23/12/2020 tarih ve E:2019/6735, K:2020/5892 sayılı kararıyla, müşterek alan veya mekanlarda toplu öğrenci eylemleri ile ilgili olarak disiplin soruşturması açmaya ve uyarma, kınama ve yükseköğretim kurumlarından bir aya kadar uzaklaştırma cezası vermeye yetkili amir olarak üniversite rektörlerinin sayılmasına ilişkin hükümler içeren anılan düzenlemelerin, üst hukuk normu olan 2547 sayılı Kanun’un 54. maddesinin (b) bendine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği, Kurulumuzun 29/12/2021 tarih ve E:2021/1732, K:2021/3362 sayılı kararıyla anılan kararın onandığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, Anadolu Üniversitesi Rektörlüğünün 14/01/2016 tarihli soruşturma onayı ile disiplin soruşturması başlatıldığı ve Rektörlük Makamının …tarih ve …-…sayılı işlemiyle, davacının kınama cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, 2547 sayılı Kanun’un 54. maddesinin (b) bendine aykırı olarak, üniversite rektörü tarafından verilen kınama cezasında ve bu cezaya karşı yapılan itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 30/09/2020 tarih ve E:2016/5933, K:2020/3934 sayılı kararının, 18/08/2012 tarih ve 28388 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Daire kararının, davacının kınama cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin …tarih ve …-…sayılı Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü işlemi ile söz konusu cezaya yapılan itirazın reddine ilişkin …tarih ve …sayılı Anadolu Üniversitesi Yönetim Kurulu kararı yönünden davanın reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 29/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.