Danıştay Kararı 13. Daire 2018/3885 E. 2021/5430 K. 29.12.2021 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2018/3885 E.  ,  2021/5430 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/3885
Karar No:2021/5430

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Petrol A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı şirketin bayisi olan …’a ait akaryakıt istasyonunda 26/03/2013 tarihinde yapılan denetim sonucunda, otomasyon sistemine müdahale edildiği, otomasyon sisteminin çalışmadığı ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 850.000,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … Kurulu’nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda 26/03/2013 tarihinde yapılan denetimde, davacı şirketin, bayisi ….’a yaptığı akaryakıt satışına ilişkin döküm, soruşturma raporu ve dosya içeriğindeki diğer belgelerden; otomasyon sisteminde yapılan kontrolde sistemin açık olmasına karşın yeraltı tankı seviyelerini göstermediği, yakıt miktarlarının otomasyonda görülmediği, dolayısıyla bayisinin otomasyon sistemine müdahale ettiği, otomasyon sisteminin çalışmadığı ve müdahaleleri Kuruma bildirmediğinin sabit olduğu;
Bununla birlikte, fiilin tespit edildiği 26/03/2013 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat gereğince, 5015 sayılı Kanun’un 7. maddesinin ihlâli hâlinde 600.000,00.-TL idarî para cezası verilmesi gerekirken, anılan Kanun maddesinde 11/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik

sonucu anılan yükümlülüğün ihlâli hâlinde 850.000,00.-TL idarî para cezasına hükmedileceği düzenlenmiş olup, fiil tarihindeki düzenleme davacının lehine hükümler içerdiğinden, davacı hakkında lehe olan hükmün uygulanmasının hakkaniyet gereği olduğu, bu nedenle davacı hakkında tespit tarihindeki düzenlemelere göre değil de, aleyhe hükümler içeren işlem tarihinde yürürlükte bulunan hükümler uyarınca davacıya idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nce; dağıtıcı lisansına sahip olan davacı şirketin, bayisi olan …’a ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde tutulan tutanak, akaryakıt satışına ilişkin döküm, soruşturma raporu ve dosya içeriğindeki diğer belgelerden; otomasyon sisteminde yapılan kontrolde sistemin açık olmasına karşın, yeraltı tankı seviyelerini göstermediği, yakıt miktarlarının otomasyonda görülmediği, dolayısıyla davacı şirketin, bayisinin otomasyon sistemine müdahale ettiği, otomasyon sisteminin çalışmadığı ve müdahalelerini Kuruma bildirmediğinin sabit olduğu;
08/02/2008 tarih ve 26781 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 522. maddesi ile 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinde değişiklik yapılarak, denetim tarihi olan 26/03/2013 tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle, 7. maddenin ihlâli hâlinde sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verileceği kurala bağlanmış iken, 11/04/2013 tarih ve 28615 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 44. maddesi ile 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinde değişiklik yapılarak, dava konusu işlemin tesis edildiği 27/10/2016 tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle, 7. maddenin ihlâli halinde sorumlulara sekizyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verileceği kuralına yer verildiği.
19 Aralık 2012 tarih ve 28502 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesi Uyarınca 2013 Yılında Uygulanacak Para Cezaları Hakkında Tebliğ’de, Maliye Bakanlığı’nın 10/11/2012 tarihli ve 28463 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 419 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 2012 yılı yeniden değerleme oranının %7,80 olarak tespit ve ilan edildiği, buna göre, 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan 600.000,00-TL idari para cezasının 01/01/2013 tarihinden itibaren 879.168,00-TL olarak belirlendiği’nin anlaşıldığı,

Bu durumda, davacının fiilinin karşılığı olarak, denetim tarihi olan 26/03/2013 tarihinde yürürlükte bulunan 600.000,00-TL’nin 2013 yılında yeniden değerleme oranında güncellenmiş tutarı olan 879.168,00-TL yerine, davacının lehine olarak 850.000,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin Kurul kararında hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki …İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, sistemin çalışmadığına yönelik olarak sadece bayinin beyanının esas alındığı, inceleme raporunda şirket elemanına atfen yazılan beyanların doğru olmadığı, otomasyon verilerinin eksik veya yanlış olduğu konusunda davalı idarece kendilerine herhangi bir uyarıda bulunulmadığı, bir an için iddiaların doğru olduğu varsayılsa bile bayinin otomasyon sistemi üzerinden kendilerini yanıltmasından dolayı sorumlu tutulamayacakları ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 29/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.