Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1997 E. , 2021/5417 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/1997
Karar No:2021/5417
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: “… Mahallesi … Caddesi No:… Eşme/UŞAK” adresinde … tarih ve … numaralı bayilik lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacıya ait akaryakıt istasyonunda 18/09/2014 tarihinde yapılan denetimde, istasyonda gizli yer altı tankı bulundurulduğunun tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 1.039.300,00-TL; otomasyon sistemine bağlı olmayan tank bulundurulduğu ve tankın piyasa faaliyetine konu edildiğinin tespit edildiiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 72.751,00-TL olmak üzere toplam 1.112.051,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacıya ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde, “istasyonda iki adet akaryakıt pompasının olduğu ve sadece bir pompada iki adet tabancanın çalıştığı, diğer pompanın motorunun olduğu ancak tabanca ve hortum sisteminin olmadığı, istasyonda dört adet yer altı akaryakıt tankının bulunduğu ve işletme sahibinin beyanına göre ‘iki adedinin motorin, iki adedinin benzin tankı olduğu, ancak bir adet benzin, bir adet de motorin tankı olarak kullanıldığı, diğer iki tankın ise kullanılmadığı, otomasyon sisteminde yapılan kontrolde benzin tankında 575 litre, motorin tankında ise 491 litre olduğu, diğer iki tankın ise otomasyon sistemine bağlı olmadığı, otomasyon sistemine bağlı olmayan motorin tankının içerisinde 5 cm ürün olduğu, diğer benzin tankında ise 4 cm ürün olduğunun ölçüldüğü, istasyonda bulunan motorinin ulusal marker ölçümünün geçersiz sonuç verdiği, benzin pompasından seviyenin yetersiz olması nedeniyle akaryakıt gelmediğinden marker ölçümü yapılamadığı, istasyon sahibinin vaziyet planını ibraz edemediği, işyeri açma ve çalışma ruhsatında yapılan incelemede ise, üç adet akaryakıt tankının olduğu hususlarının tespit edildiği, bu tespitler üzerine dava konusu Kurul kararıyla istasyonda gizli yer altı tankı bulundurulduğundan bahisle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 1.039.300,00-TL; otomasyon sistemine bağlı olmayan tank bulundurulduğu ve tankın piyasa faaliyetine konu edildiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 72.751,00-TL idarî para cezası uygulanmasına karar verildiği;
Dava konusu Kurul kararının, istasyonda gizli yer altı tankı bulundurulduğundan bahisle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 1.039.300,00-TL idarî para cezası verilmesine yönelik kısmı yönünden;
Yapılan denetimde işyeri açma ve çalışma ruhsatında yapılan incelemede üç adet akaryakıt tankının olduğu görülmesine rağmen, istasyonda dört adet akaryakıt tankının bulunduğunun tespit edildiği, her ne kadar davacı … Asliye Ceza Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla beraat ettiğini ileri sürmüş ise de, idare mahkemelerinin ceza mahkemelerinin vermiş olduğu kararlarla bağlı olmadığı, davacının aynı filleri nedeniyle dağıtıcı şirkete de idarî para cezası uygulandığı ve dağıtıcı şirket tarafından “bayisine ait istasyonda vaziyet planı dışında tank bulundurması sebebiyle 259.825,00-TL ve bayisine ait istasyonda otomasyon sistemine bağlı olmayan tank bulundurması sebebiyle 883.405,00-TL olmak üzere toplam 1.143.230,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin kararın” iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, dolayısıyla davacının fiilinin sabit olduğu anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararının bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı;
Dava konusu Kurul kararının, otomasyon sistemine bağlı olmayan tank bulundurulduğu ve tankın piyasa faaliyetine konu edildiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 72.751,00-TL idarî para cezası verilmesine yönelik kısmı yönünden;
Davacıya ait akaryakıt istasyonunda otomasyona bağlı olmayan tank bulunduğu denetim günü tutulan tutanak ile sabit ise de, davalı idare tarafından idarî para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadığı, ayrıca bu konuda herhangi bir açıklama da getirilmediği, herhangi bir kriter gözetmeksizin salt takdir yetkisinden hareketle Kanun’da öngörülen üst sınırdan idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararının bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin 72.751,00-TL idarî para cezası verilmesine yönelik kısmının iptaline, 1.039.300,00-TL idarî para cezası verilmesine yönelik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; davacının istinaf başvurusunun reddine; tesis edilen işlemin dayanağı olan fiilin subut bulduğu, mevzuatla yasaklanmış olan piyasa faaliyetleri kapsamında ticari faaliyet yürütülmeye çalışıldığının anlaşıldığı, davalı idarenin 5015 sayılı Kanun’un 19/7. maddesinde belirlenen üst sınırdaki tutar üzerinden takdir yetkisini kullanmasında hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptaline dair aksi yöndeki Mahkeme kararında ise, hukukî isabet bulunmadığı görülerek davalının istinaf başvurusunun kabulü ile … İdare Mahkemesi’nce verilen kararın 72.751,00-TL idarî para cezasının iptaline ilişkin kısmının kaldırılmasına; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, İdare Mahkemesi’nce, davanın reddine karar verilirken, daha önce aynı istasyon için, dağıtıcı şirkete kesilen cezanın kesinleşmiş olmasının gerekçe olarak kabul edildiği ancak söz konusu dosyada, ileri sürülen savunma ve iptal gerekçelerinin ne derecede aynı olduğunun tartışılmadığı ve Asliye Ceza Mahkemesi’nin raporunun dikkate alınmadığı, … Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılama aşamasında yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı, otomasyon sistemine bağlı olmayan tanklar üzerinde yapılan incelemede, tanklar üzerinde akaryakıt transferini sağlayacak pompa-tesisat düzeneği bulunmadığı, tankların uzun süredir kullanılmadığı ve piyasa faaliyetine konu edilecek durumda olmadığı, tankların mevcut durumuyla kaçak akaryakıt kullanımına uygun olmadığı, tankların işyerinin ön tarafında ve herkes tarafından açık bir şekilde görülebilir olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda akaryakıt kaçakçılığına fiil teşkil eden gizli düzenek veya tank bulundurma kapsamına girmediğinin tespit edildiği; İdare Mahkemesi’nce, istasyonda kullanılmayan hurda vasfındaki tanklarda yakıt bulunduğu şeklinde değerlendirme yapılmasının yerinde olmadığı, istasyonda yapılan tespitte, kullanılmayan tanklarda çamurlu su bulunduğu, bu olgunun Asliye Ceza Mahkemesi dosyası ile sabit olduğu, davalı idare denetmenlerinin, bu çamurlu sulardan numune alarak, ulusal marker ölçümünün geçersiz sonuç verdiğinin iddia edilmesinin kabul edilemez olduğu, davalı idarece bu konuda, akredite laboratuvarlardan alınmış bir sonucun sunulmadığı, dava konusu idarî para cezalarının ve temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacıya ait akaryakıt istasyonunda 18/09/2014 tarihinde denetim gerçekleştirilmiş, denetim sonucunda istasyonda gizli yer altı tankı bulundurulduğunun tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 1.039.300,00-TL; otomasyon sistemine bağlı olmayan tank bulundurulduğu ve tankın piyasa faaliyetine konu edildiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 72.751,00-TL olmak üzere toplam 1.112.051,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararı alınmış, anılan Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 2. maddesinde, “…Akaryakıt: Benzin türleri, nafta (hammadde, solvent nafta hariç), gazyağı, jet yakıtı, motorin türleri, fuel-oil türleri ile Kurum tarafından belirlenen diğer ürünleri; Kaçak akaryakıt: 21/03/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri uyarınca kaçak olarak kabul edilen akaryakıtı …ifade eder.” şeklinde tanımlanmış; “Lisans sahiplerinin temel hak ve yükümlülükleri” başlıklı 4. maddesinin 4. fıkrasının (l) bendinde; “Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipmanı bulundurmamak,” bu Kanun’a göre faaliyette bulunanların uymakla yükümlü oldukları kurallar arasında sayılmış; dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde, ”4. maddenin dördüncü fıkrasının (l) bendinin ihlâli” hâlinde sorumlulara idarî para cezası verileceği kurala bağlanmıştır.
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 2. maddesinde, “Akaryakıt: benzin, gaz yağı, jet yakıtı, motorin, fuel-oil, sıvılaştırılmış petrol gazları, doğal gaz gibi akaryakıt ürünleri ile akaryakıt yerine kullanılan petrol türevleri ve bunların karışımları ile akaryakıt yerine kullanılan diğer ürünler” olarak tanımlanmış; 3. maddesinin 14. fıkrasında, “Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipman bulunduranlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1- Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi’nin dava konusu Kurul kararının otomasyon sistemine bağlı olmayan tank bulundurulduğu ve tankın piyasa faaliyetine konu edildiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 72.751,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine yönelik kararında hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.
2- Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu Kurul kararının istasyonda gizli yer altı tankı bulundurulduğundan bahisle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 1.039.300,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine yönelik kısmı incelendiğinde;
Mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde, lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipman bulundurma yükümlülüğünün ihlâli hâlinde Kurum tarafından idarî para cezası uygulanmasına karar verileceği anlaşılmaktadır.
Davacı şirket yetkilisinin, davaya konu idarî para cezasına konu fiil nedeniyle 5607 sayılı Kanun’a muhalefet ettiğinden bahisle açılan kamu davasında, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı ve eylemin Kanun’da suç teşkil etmediği gerekçesiyle … Asliye Ceza Mahkemesi’nce beraatine karar verildiği, kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
5015 sayılı Kanun’un lisans sahiplerinin temel hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiği 4. maddesinin 4. fıkrasının (l) bendinde yer alan fiil ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun kaçakçılık suçlarının düzenlendiği 3. maddesinin 14. fıkrasında yer alan fiilin aynı olduğu, bu nedenle ceza yargılaması sonucu söz konusu suçun (fiilin) unsurlarının oluşmadığı ve eylemin Kanun’da suç teşkil etmediği yolunda verilen Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmesi nedeniyle, dava konusu işlemde sebep unsuru yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu Kurul kararının istasyonda gizli yer altı tankı bulundurulduğundan bahisle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 1.039.300,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine yönelik kısmında hukukî isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdarî Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu Kurul kararının 72.751,00-TL idarî para cezasına ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının ONANMASINA;
3. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne,
4. … Bölge İdare Mahkemesi … İdarî Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu Kurul kararının 1.039.300,00-TL idarî para cezasına ilişkin kısmının BOZULMASINA;
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdarî Dava Dairesi’ne gönderilmesine, 29/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.