Danıştay Kararı 12. Daire 2021/807 E. 2021/7195 K. 29.12.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/807 E.  ,  2021/7195 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/807
Karar No : 2021/7195

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: …. Daire Başkanlığında sağlık ve kreşten sorumlu müdür olarak görev yapan davacının, bu görevinden alınarak Strateji Geliştirme Daire Başkanlığında araştırmacı kadrosuna atanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.
İdare Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince; ilgili mevzuat hükümleri ile, kamu görevlilerinin görev ve görev yerlerini değiştirme konusunda idarelere takdir yetkisi tanındığı, bu kapsamda davalı idarenin de personelini takdir yetkisini kullanarak, hizmet gerekleri uyarınca atama yetkisinin bulunduğu, takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen işlemlerde yargı denetiminin hukuka uygunluk ile sınırlı olduğunun görüldüğü; dava konusu olayda, davacının tüm mali ve özlük hakları korunarak Strateji Geliştirme Daire Başkanlığında araştırmacı kadrosuna atanmasında takdir yetkisinin hukuka aykırı olarak kullandığına dair somut bir tespit bulunmadığından, kamu yararı ve hizmet gerekleri uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Atama işlemi için salt kamu yararı veya takdir hakkının yeterli olmadığı, takdir hakkının sınırsız olmadığı, eski ve yeni kadroya ait ek göstergeler farklı olduğundan, aradaki farkların maaştan kesilmesine karar verildiği, bu nedenle de maddi kayba uğradığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, mevzuat çerçevesinde tesis edildiği, davacının kazanılmış hak aylığı 1/4 derece-kademe, 5434 sayılı Kanun’un Ek 67. maddesi gereğince ek göstergesi 6100 olup, aylık brüt sözleşme ücretinin de aynen korunduğu, özlük ve mali haklarında bir mağduriyetinin olmadığı, İdare Mahkemesince verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesince verilen kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı “Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı” üzerine Danıştay Beşinci Dairesince devredilen dosya, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :

Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının müdür kadrosundan alınarak, araştırmacı kadrosuna atanmasını gerektirecek herhangi bir olumsuz tutum ve davranışının ortaya konulamadığı, herhangi bir inceleme ve/veya soruşturma geçirmediği, disiplin cezası almadığı gibi, hizmetinden yararlanılamadığına ilişkin somut bir delilin de ortaya konulamadığı anlaşıldığından; idareye atama konusunda tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanılmadığı sonucuna varılmış olup, davalı idarece takdir yetkisi gerekçe gösterilerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.