Danıştay Kararı 12. Daire 2018/6584 E. 2021/7206 K. 29.12.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/6584 E.  ,  2021/7206 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6584
Karar No : 2021/7206

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Derneği
VEKİLLERİ : Av. …, Av. ….
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin …. tarih ve
E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı dernek tarafından, 5502 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu’nun 28. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığında görev yapan memur statüsündeki personele her yıl iki ikramiye ödeneceği yolundaki kuralı yürürlükten kaldıran, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek 12. maddenin (ü) bendinin, Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiğinden bahisle 14/01/2012 tarihinden itibaren ödenmeyen ikramiyelerin (2012 yılı ikinci altı aylık dönem, 2013 yılı birinci ve ikinci altı aylık dönem, 2014 yılı birinci ve ikinci altı aylık dönem ve 2015 yılı birinci altı aylık dönem) ödenmesi, bundan sonraki dönemde hak edilecek ikramiyelerin ödenmesine devam edilmesi talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan ikramiye tutarının başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararının, Danıştay Onbirinci Dairesinin 16/05/2016 tarih ve E:2016/1205, K:2016/2467 sayılı kararı ile, yoksun kalınan ikramiye tutarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemine yönelik olarak davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin hüküm fıkrasının onanması, dava konusu işlemin iptaline yönelik olarak verilen davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, Anayasa Mahkemesinin 27/12/2012 tarih ve E:2011/139, K:2012/205 sayılı kararının geriye yürümeyeceği, ayrıca, iptal kararından sonra yasal bir düzenleme yapılmamış olmasının bu konuda boşluk yarattığı ve bu boşluğun yargı içtihadıyla doldurulmasının da olanaklı olmadığı anlaşıldığından, davacı tarafından, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’nun, 28. maddesinin dördüncü fıkrasındaki ikramiye ödenmesine ilişkin hükümleri kaldıran 11/10/2011 tarih ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 12. maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden bahisle, 14/01/2012 tarihinden itibaren ödenmeyen ikramiyelerin (2012 yılı ikinci altı aylık dönem, 2013 yılı birinci ve ikinci altı aylık dönem, 2014 yılı birinci ve ikinci altı aylık dönem ve 2015 yılı birinci altı aylık dönem) ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkeme kararının gerekçesinde iptal kararlarının geriye yürümezliği kuralından bahisle dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği belirtilmiş ise de bu gerekçenin kabulünün mümkün olmadığı, gerek doktrinde, gerekse de uygulamada kabul edilen yokluk teorisine göre, ağır ve bariz yetki tecavüzü ile yapılan işlemlerin hukuken yok hükmünde olduğu, yok sayılan düzenlemelerin yapıldığı andan itibaren hükümsüz olduğu, dolayısıyla yok hükmündeki düzenlemeye göre yapılan işlemlerin de geçersiz olduğu, davalı idare tarafından yok hükmünde sayılması gereken bir düzenlemeye dayanılarak ikramiyelerin ödenmesinden imtina edilmesinin hukuka aykırı olduğu gibi, davalı Kurum içerisinde yapılması gereken ödemeler bakımından aynı hukuki statüde olan, hatta aynı görev ve unvan pozisyonunda olan personel açısından farklı uygulamaların meydana gelmesi nedeniyle eşitlik ilkesine de aykırı olduğu, tüm bu nedenlerle; dava konusu işlemin iptali ile ödemelerin yapılması gerekmekte iken, aksi yöndeki Mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin usul ve yasal düzenlemelere uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.